30 Haziran 2012 Cumartesi

AKLINIZDA BULUNSUN !





Herkese güzel bir hafta sonu diliyorum...
Takip edenler hatırlayacaktır, daha evvel sizlere  disney live ! gösterisini yazmıştım.Yağız'la bir güzel eğlenmiş sizlere de önermiştik.Bugün de o gösterinin gerçekleştiği trump towers mall'dan bahsetmek istiyorum,istanbul'da yaşıyorsanız ya da yolunuz istanbul'a düşerse,e birde çocuğunuz varsa, mutlaka uğrayın derim.



Eğlence ve Eğitimin Buluştuğu “İlk” ve “Tek” Adres MiniMall
Trump Towers Mall’un Türkiye’de ilk kez hayata geçirilen çocuk katı konsepti MiniMall’da çocukların dünyasına yolculuğa çıkıyoruz!

Açıldığı günden bugüne “Aile Boyu Mutluluk” konsepti çerçevesinde hizmet vermeye devam eden ve bir ilki gerçekleştirerek Türkiye’de sadece çocuklara özel bir alışveriş merkezini hayata geçiren Trump Towers Mall, dünyanın önde gelen çocuk markaları ve tanınmış markaların çocuk konseptlerini bünyesinde barındırıyor.

Alışveriş merkezlerinde çocuğun önemine dikkat çekmek amacıyla Türkiye’de ilk kez Trump Towers Mall bünyesinde kurulan MiniMall katı, sadece çocuk ziyaretçilerine hizmet veriyor. Türkiye’de ilk kez çocuğa bu denli yatırım yapan bir alışveriş merkezi olarak Trump Towers Mall, 9 bin m2’lik bir alanda a’dan z’ye çocuğa, onun hayallerine ve ihtiyaçlarına yönelik hizmet sunuyor. MiniMall’da çocuk giyim markalarından oyuncak mağazalarına, atölye alanlarından wii platforma, tiyatro sahnesinden kayak alanına kadar çocukların hayal edebileceği her şey bulunuyor.


Konseptin tasarlanma ve hayata geçme aşamalarında focus gruplarla çocuklar ve ebeveynler üzerinde yapılan birçok araştırma neticesinde ortaya çıkan ürünler çocukların istek, ihtiyaç ve hayal dünyaları gözetilerek Minimall’daki yerini aldı. Türkiye’de ilk kez “edutainment” bakış açısıyla çocuklara eğlence ve eğitimi bir arada sunan Trump Towers Mall, çocukların zihinsel ve bedensel gelişimini olumsuz etkileyen hiçbir ürün ya da aktiviteyi bünyesinde barındırmıyor. Aksine çocukları spora, dansa, el becerisine ve kültür sanata yakınlaştırmayı bunun yanı sıra çocukları bu aktivitelerin içine bir fiil dahil etmeyi hedefliyor.
Yine Türkiye’de ilk kez MiniMall’da uygulayamaya geçen Kids Concierge hizmeti sayesinde aileler alışveriş merkezinde rahatça alışverişlerini yaparken çocuklar da profesyonel eğitmenler eşliğinde MiniMall’da birçok atölye çalışması ve eğlenceli aktivitelere katılıyor.

Yeniliklere açık olan çocuklara sürekli farklı içerikler sunmak amacıyla Trump Towers Mall, MiniMall Atölye’de her ay farklı bir eğitmen şirket eşliğinde birçok atölye çalışmasına imza atıyor. Çocuklar her gün 09.00 – 20.00 saatleri arasında el becerilerini geliştiren atölye içeriklerinden bilimsel atölyelere ve interaktif oyunlara kadar eğlendirici ve eğitici çalışmalarına katılıyor.

Dünya markaları ile donanmış Trump Towers Mall’un çocukların eğitilerek eğlendiği ve çeşitli aktivitelerle zenginleştirilmiş 9000 metrekarelik katı MiniMall’da çocukların kendilerini özel ve çocuk gibi hissetmesi için her şey düşünüldü. Çocukların en sevdiği çizgi film kahramanlarını çatısı altında bulunduran Disney, Türkiye’de ilk kez MiniMall’da açtığı tiyatro salonunda çocuklara tiyatro sevgisini aşılıyor. İstanbul Çocuk Tiyatrosu işbirliğiyle ilk kez yerelleştirme uygulanarak Türk oyuncuların canlandırdığı Disney kahramanları farklı maceralarıyla MiniMall Disney Theatre’da minik hayranlarıyla buluşuyor.

Bu çok özel proje kapsamında MiniMall’da yerini alan markalar arasında Catimini, Gap Kids, Goose, Doa, Trump Towers Tiyatro, Burger King, Stickerz, Karamela, Toyzz shop, Alex, Imaginarium, Gymboree, Original Marines, B&G Store, Stride Rite, Haribo, Choco’nette ve Mamino bulunuyor. Ayrıca Ramiz Köfte, D&R ve Caffe Nero gibi markalar ilk kez çocuk versiyonları Ramiz Kids, D&R Kids ve Caffe Nero Kids ile müşterilerine hizmet veriyor.




 Sağlıcakla kalın...

28 Haziran 2012 Perşembe

ZENCEFİLLİ ÇATLAK KURABİYE

ZENCEFİLLİ ÇATLAK KURABİYE


Herkese güzel bir gün dileyerek başlıyorum yazmaya (anlaşılan yine döktürmeyi düşünüyorum:) güzel dilekler güzel bir gün demektir ne de olsa.
  Bugün de kurabiye tarifleriyle devam ediyoruz,bu taslak başka türlü erimeyecek çünkü.Ne çok bekleyen kurabiye tarifim varmış ben bile şaşırdım,çoğu da kalu beladan kalma:)
  Bundan sonraki tarifimde bir aksilik yaşamazsak yine aylar önceden yaptığım kavala kurabiyesi olacak.Bu ölçü olayları çok sıkıcı oluyor,benim evimde kap ölçüm ve mutfak terazim olduğundan sorun yaşamıyorum ama şimdi buraya yazsam biliyorum ki neden bardak ve kaşık hesabıyla yazmadığımı,nasıl ayarlayacaklarını soran takipçilerim olacak.o nedenle kavala kurabiyemi hala yayına alamadım,aynı ölçüleri bardak ve kaşıkla ölçüp not alayım sonra yayınlayayım,diye diye bugüne geldik ben hala ölçüsünü almadım.Ama söz bir aksilik olmazsa birazdan kalkıp ölçüp yarın için hazırlayacağım.
      Umarım:)
Bu vesileyle sizler için bir ölçü tablosu hazırlayıp yayınlama kararı aldım,belki işinize yarar,bende kendimi bu kadar kasmamış olurum.
  Neyse efendim geçelim bugünkü tarifimize,zencefilin aromasını sevenlerdenseniz mutlaka deneyin,yok bana ilk seferde belki ağır gelir derseniz;yarı yarıya da azaltabilirsiniz.Damak zevkidir saygı duyarız,sorun yok yani:)
  Hadi geçelim tarife..

Diğer kurabiye tariflerime BURADAN , çay saati tariflerime de BURADAN ulaşabilirsiniz.

ZENCEFİLLİ ÇATLAK KURABİYE

MALZEMELER

110 gr tuzsuz tereyağ (yumuşak)
1 adet yumurta
1/2 çay bardağı pekmez (60 ml)
2 çay bardağı toz şeker (200 gr)
1 silme yemek kaşığı zencefil
1 silme yemek kaşığı tarçın
1 paket kabartma tozu
1/2 çay kaşığı tuz
3,5 su bardağı kadar un
bulamak için:
toz şeker

ZENCEFİLLİ ÇATLAK KURABİYE
HAZIRLANIŞI

  Öncelikle derince bir kabın içinde yağ ve şekeri çırpalım.Yumurta ve pekmezi de ekleyip çırpmaya devam edelim.Bir başka kabın içine un,tuz,zencefil,tarçın ve kabartma tozunu birlikte eleyelim ve pekmezli  karışıma ekleyip yoğuralım.Hamur kulak memesi kıvamında bir hamur olmalı elinize yapışmamalı.
  Yoğurduğumuz hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar alıp yuvarlayalım ve elimizle bastırıp yassı bir şekil verelim.Şekil verdiğimiz kurabiye hamurlarını üst yüzünü toz şekere bulayıp yağlı kağıt serili fırın tepsisine 2 cm aralıklarla dizelim.
  Önceden ısıtılmış 165-175 dereceli fırında pembeleşene kadar yaklaşık 10 dakika pişirelim.fırından aldığımız kurabiyeleri 5 dakika kadar tepsi içinde sonra da tel ızgarada soğumaya bırakalım.

  Not:   pişme süresi her zaman söylüyorum fırınına göre değişir,arada kontrol etmeyi unutmayın.Fotoğraftaki gibi olsun yeter ,birde fırından çıktığında yumuşak olmasına aldanmayın,soğudukça kuruyacaktır.

AFİYET OLSUN...

26 Haziran 2012 Salı

KREM ŞANTİLİ KURABİYE

KREM ŞANTİLİ KURABİYE
Herkese mutlu ve serin bir akşam diliyorum..
  Sanırım bugünün en iyi temennisi serin akşam dilemek olur,malum kavruluyoruz.Ama bu da geçecek inşallah en sevdiğim mevsim son bahar geri gelecek.

  Bugün de kurabiye tariflerine devam ediyoruz,sırada yine taslakta beklemekten bir hal olmuş nefis bir tarif var.Herkes yaptı bir ben kaldım dediğim krem şantili nefis bir kurabiye,çok tarif vardı ama ben o zaman yine müge 'nin tarifini kendime uygun görüp yapmıştım.İyi de yapmışım çok leziz oldu.Bu arada geçen gün müge'yle birlikteydik ,ilk karşılaşmaydı ve onu bir kez daha sevdim,bu tarifle de tatildeki müge'nin kulaklarını çınlatmış olalım:)
   Eğer hala denemediyseniz mutlaka deneyin derim.Hem pratik hemde lezzetli.
  
Diğer kurabiye tariflerime BURADAN ,pratik lezzetlere BURADAN ,çay saati tariflerime de BURADAN ulaşabilirsiniz.

MALZEMELER

1 kutu kremşanti (2 poşet)
1 su bardağı sıvıyağ
1 su bardağı çekilmiş fındık
aldığı kadar un (2 su bardağı kadar)
üzerine:
pudra şekeri


HAZIRLANIŞI

  Öncelikle krem şantileri toz haliyle derin bir yoğurma kabına alıp üzerine sıvı yağı ekleyelim ve karıştıralım.Ardından elenmiş unu ekleyip hamur kendini toplayana kadar yoğuralım.Çekilmiş fındığı da ekleyip biraz daha yoğuralım ve buzdolabına kaldırıp 1 saat kadar dinlendirelim.
   Dinlenen hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar koparıp dilediğimiz gibi şekil verelim ve yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine aralıklarla yerleştirip önceden ısıtılmış 170-180 dereceli fırında hafif pembeleşene kadar pişirelim.
   Soğuduktan sonra üzerine  bolca pudra şekeri serpelim.Çok şekerli sevmiyorsanız pudra şekerini daha az dökebilirsiniz.Tercih size kalmış.
AFİYET OLSUN...

25 Haziran 2012 Pazartesi

KOLAY UN KURABİYESİ ( SIVIYAĞ İLE )

KOLAY UN KURABİYESİ ( SIVIYAĞ İLE )

Herkese mutlu,güzel bir hafta diliyorum...
  Haftaya tatlı bir tarifle başlayalım,haftamız tatlı geçsin istedim.Hemde hafif ,pratik ve 3 malzemeyle yapılan nefis bir kurabiye tarifi.Bu haftayı kendi blogum adına kurabiye haftası ilan ettim.Taslaktaki tarifleri ramazan gelmeden eritmek lazım.Hatta önümüzdeki haftaya da sarkabilir.
  Malum ramazanda böyle tariflerden çok yemek ve tatlı tarifleri yayınlamak gerek.Araya arada başka tarifler de girebilir ama ardı ardına kurabiye tarifleri gelecek şimdiden haberiniz olsun.
   Bu kurabiye, annemin tarif defterinden,kim bilir nereden almıştır,çok eski bir tarif.Sıvıyağla yapıldığı için çok hafif bir kurabiye,bence denemelisiniz.

  Diğer kurabiye tariflerime BURADAN çay saati tariflerime BURADAN  pratik lezzetlere de BURADAN ulaşabilirsiniz..

MALZEMELER

1 su bardağı sıvı yağ
1 su bardağı pudra şekeri ve toz şeker karışımı
 (pudra şekeri 1 bardaktan 2 parmak eksik olsun,kalanını toz şekerle tamamlayalım)
aldığı kadar un (3 su bardağı kadar)
üzerine:
pudra şekeri

HAZIRLANIŞI

Öncelikle şeker ve sıvı yağı derin bir kaba alıp karıştıralım,üzerine elenmiş unu yavaş yavaş eklemeye başlayalım.Kulak memesi kıvamında bir hamur elde edene kadar yoğurmaya devam edelim.Sonra hamurdan parçalar koparıp dilediğimiz şekli verip yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine yerleştirelim.
  Önceden ısıtılmış 160-170 dereceli fırında beyaz kalacak şekilde pişirelim.Yaklaşık 10 dakika sürüyor pişmesi ama fırından fırına değişiklik göstereceğinden sürekli kontrol etmekte fayda var.
  Fırından ilk çıktığında yumuşak olacaktır sizi aldatmasın,soğuyunca sertleşiyor.
Soğuduktan sonra üzerine pudra şekeri serpip servis edebiliriz.

Not:   Toz şeker daha çıtır çıtır olmasını sağlıyor ama dilerseniz tamamını pudra şekeriyle de yapabilirsiniz,tercih size kalmış.
AFİYET OLSUN...

22 Haziran 2012 Cuma

KAHVALTI MASAMIZ-3 ve ÜÇ YENİ TARİFLE 200. YAYINIMIZI KUTLUYORUZ :)


Herkese güzel bir hafta sonu diliyorum.
   Başlıktan anlaşıldığı üzere bugün 200. postumu atmış bulunuyorum ama kutlama falan yok o işin şakası :)
Aslında 200. yayınımı çoktan yapmışımdır ama eski yayınlarımdan en az 50 tanesini güncellemek için  taslağa aldığımdan 200. yayınım bu oldu.Hayırlı uğurlu olsun diyelim (;



Yine mutlu bir kahvaltı masasıyla ve güzel,pratik önerilerimle geldim sizlere.Bol fotoğraf ve bol tarifle kapatmak istedim haftayı.
Geçtiğimiz pazartesi ,Yağız'la yurt dışından gelen kardeşimi ve annemi ağırladık.Bayılıyor böyle güzel sofralara,zevkli çocuk doğurmuşum vesselam :)
  Sizlere de değişik önerilerde bulunabilmek adına her seferinde farklı masalar kurmaya çalışıyorum.


Bu defa reçelleri ,bal ve pekmezi likör bardaklarında sundum,hem şık oldu hemde bardaklarım amacının dışında bir işe yaramış oldu,ilerleyen günlerde ,bu minik bardaklarla başka sunumlarım da olacak sizlere.




  Masada soslu sosis tava ve közlenmiş kırmızı biber salatası var,onların tarifini aşağıda bulacaksınız.Birde bir gün öncesi yaptığım salamlı,kaşarlı ekmeklerim var,bayat ekmekleri değerlendirmek içinde nefis bir tarif,onun tarifini de aşağıda bulabilirsiniz.
    Tarifler çok pratik olduğu için ayrı post açmak yerine bir postta birleştirmek istedim.



Diğer kahvaltılık tariflerime BURADAN  , diğer davet masalarıma BURADAN  ve reçel tariflerime de BURADAN ulaşabilirsiniz.


KÖZ KIRMIZI BİBER SALATASI

MALZEMELER

7-8 adet közlenmiş kırmızı salçalık biber
2-3 diş sarımsak
1 tatlı kaşığı elma sirkesi
1 çay kaşığı toz şeker
tuz
zeytinyağı

HAZIRLANIŞI

  Öncelikle biberlerimizi közlemeç yardımıyla közleyelim,dilerseniz fırında da közleyebilirsiniz ama aynı tadı alamazsınız,bu nedenle ocakta közlemenizi tavsiye ederim.Közlenen biberleri sıcak sıcak bir poşetin içine koyup ağzını sıkıca kapatın ki kabuklarını soyması daha kolay olsun.
  Ardından kabuklarını soyup çekirdeklerini temizlediğimiz biberleri doğrayıp derince bir kaseye alalım.Üzerine ince kıyılmış sarımsak,sirke,zeytinyağı,şeker ve tuzunu da ekleyip iyice karıştıralım ve servis tabağına alalım.
  Sonra da afiyetle yiyelim.



SOSLU SOSİS TAVA

MALZEMELER

250 gr. sosis
1 çay bardağı ketçap
1,5 çay bardağı su
tuz
kekik

HAZIRLANIŞI

  Ketçabı suyla açıp ocağa alalım,tuzunu ve küçük doğranmış sosisleri de ekleyip orta ateşte arada karıştırarak pişirelim.En son pişmeye yakın kekik ve dilediğimiz baharatları da katıp ocaktan alalım.
  Ben üzerini taze kekikle (zahter) süsledim ,sıcak olarak servis ettim.Kekiğin kokusuyla daha da nefis oldu,size de tavsiye ederim çok yakıştı.



SALAMLI, KAŞARLI EKMEKLER

MALZEMELER

6 adet tost ekmeği (ince kestiğiniz bayat ekmekle de yapabilirsiniz)
tereyağ
12 dilim salam
kaşar peyniri (ekmeğin üzerini kaplayacak kadar )
1 adet yumurta
kekik
pulbiber

HAZIRLANIŞI

Öncelikle fırını 180 dereceye ayarlayıp,ekmeklerin üzerine tereyağ sürüp sırasıyla salam,kaşar peynirini yerleştirelim.En son bir fırça yardımıyla çırptığımız yumurtayı sürüp,baharatlarını da serpip fırına sürelim.Dilerseniz damak tadınıza uygun başka baharatlarda ekleyebilirsiniz,tercih size kalmış.
  Kaşar peyniri eriyip hafif kızarınca fırından alıp sıcak olarak servis edelim.

AFİYET OLSUN...

                                                 Twitter :    Reyhan Ksc
                                                 instagram :  reyhanksc
                                                 facebook:   anne eli gibi

21 Haziran 2012 Perşembe

ÇİLEK SUYU

ÇİLEK SUYU
 Herkese huzuru bol günler diliyorum...
Malum bu aralar yine ülke olarak çok huzurlu ve mutlu değiliz,her ne kadar içimden yazmak gelmese de ,el mahkum ! dün yazmadım ,hadi bugün de yazmadım yarın ne olacak ?
Günlerdir sosyal medyaya bile girmedim,sevmiyorum ben kahrolsun edebiyatını tribünlere oynar gibi yapmaktan ve tabi yapanlardan.Hiçbir şey yokmuş gibi davranmak zaten saçma ,en iyisi uzak durmak diyorum ama ne yazık ki,o da bir yere kadar oluyor.
  Ben kendimi bildim bileli hep aynı haberleri duyuyoruz,bir gün biter her şey düzelir diye beklerken boşa beklediğimizi anlıyorum.Bu konu hakkında artık yazmak bile istemiyorum,farkındaysanız üstü kapalı yazıyorum,zamanında yazdık protesto ettik de ne oldu sanki,nafile çaba bunlar.
   Sadece tüm şehitlerimize Allah'tan rahmet ailelerine de sabır diliyorum ve bu konuyu mecbur kalmadıkça bir daha açmamak üzere kapatıyorum.
sevindirmemek lazım !
......................................
  Çilek ve tarçın kokusunu sevenler için nefis bir lezzet,deneyin derim.
Diğer içecek tariflerine BURADAN   çilekli tariflere de BURADAN  ulaşabilirsiniz.

ÇİLEK SUYU
MALZEMELER

1 büyük kase çilek
4 su bardağı içme suyu
1 adet çubuk tarçın
1/2 limonun suyu
1/2 su bardağı toz şeker (şeker miktarını damak tadınıza göre ayarlayabilirsiniz)

ÇİLEK SUYU
HAZIRLANIŞI

   Öncelikle ayıklayıp temizlediğimiz çilekleri ve çubuk tarçını tencereye alıp üzerine suyunu da ekleyip orta  ateşte kaynamaya bırakalım.Kaynayınca şekerini de ekleyip karıştıralım ve çilekler yumuşayana kadar kaynatmaya devam edelim.
  Şeker miktarını damak tadınıza göre azaltabilir ya da çoğaltabilirsiniz,ben yarım su bardağı kadar kattım ama siz ilk aşama da daha az katıp,az bulursanız tekrar ilave edebilirsiniz.şeker miktarını anlamak için küçük bir bardağa birkaç kaşık alıp ılıtıp tadına öyle bakmalısınız.
  En son limon suyunu da ilave edip ocaktan alalım ve ince tel süzgeçten geçirip buzdolabına kaldıralım.

  Soğuk olarak servis edelim.

Not:  kıvamı koyu olursa biraz daha su ekleyebilirsiniz ama şeker miktarını da o na göre ayarlamalısınız.Çok su katıp tadını bozmamaya dikkat edelim.

ÇİLEK SUYU
AFİYET OLSUN...
                                                  Twitter :    Reyhan Ksc
                                                 instagram :  reyhanksc
                                                 facebook:   anne eli gibi

19 Haziran 2012 Salı

PASTIRMALI,PEYNİRLİ RİGATONİ MAKARNA

PASTIRMALI ,PEYNİRLİ RİGATONİ MAKARNA

Herkese güzel bir gün diliyorum...
  Benim için fotoğrafından dolayı oldukça hüzünlü bir tarifle devam etmek istedim bugün,hüzünlü ama anısı güzel.Makarnanın ne hüznü ne anısı olur ki ? dediniz biliyorum ama ben fondaki şekerlerden ,bir zamanlar büyük bir hevesle aldığım japon balıklarımdan bahsediyorum.Onlar artık malesef yok,bu fotoğrafı çektikten sonra birer birer kaybettik onları :(
Bu fotoğrafta hatıra kaldı,ne de güzel görünüyorlar.
    Neden öldüler hiç anlamadım,çok üzüldük ama gidip yenisini de alamadık.Ya onlarda ölürse diye korkuyorum.Neyse efendim yeter içinizi kıydığım en iyisi ben tarifime geçeyim,pratik ve nefis bir makarna tarifi,pastırma ve peynirin müthiş uyumuyla bayıldığımız bir lezzet,mutlaka denemelisiniz.

Diğer makarna tariflerime BURADAN ulaşabilirsiniz.

MALZEMELER

1 paket rigatoni makarna
haşlamak için:
yeteri kadar su
tuz
1 talı kaşığı zeytinyağı

2 yemek kaşığı sıvıyağ
1 yemek kaşığı tereyağ
7-8 dilim pastırma
dilediğiniz kadar beyaz peynir




HAZIRLANIŞI

   Öncelikle makarnayı  tuzunu ve yağını eklediğimiz kaynayan suya atalım ve orta derecede pişirelim.
( daha evvelde söylemiştim ben genelde makarnaya yetecek kadar su koyup tamamen çektiriyorum,hem daha leziz hem de vitaminli oluyor,ama  normal usul yapıp suyunu da değerlendirebilirsiniz,mesela daha evvel tarifini verdiğim makarna suyuna brokoli çorbası gibi bir çorba yapabilirsiniz).
   Eğer haşlama usulü yaparsanız suyunu süzüp soğuk sudan geçirip tekrar süzülmeye bırakalım.Diğer taraftan tencereye yağları alıp eritelim ve doğradığımız pastırmayı da ilave edip kavurmaya başlayalım,pastırmaların rengi dönüp pişince makarnayı da ekleyip kavurmaya devam edelim.En son ocaktan alıp ufalanmış beyaz peyniri ekleyip sıcak olarak servis edelim.

Not:  tuz yazmayı unuttuğumu sanmayın sakın,pastırma ve peynirde yeteri kadar tuz olduğu için ben tuz eklemedim,size de tavsiye etmem ama yine de tercih sizin.



PASTIRMALI ,PEYNİRLİ RİGATONİ MAKARNA

AFİYET,ŞEKER OLSUN...

18 Haziran 2012 Pazartesi

ZEYTİNYAĞLI TAZE BÖRÜLCE

ZEYTİNYAĞLI TAZE BÖRÜLCE

Herkese güzel bir hafta diliyorum..
   Yoğun geçen bir haftayı bitirdik bir diğerine bugün itibariyle başlamış bulunuyoruz.Sahiden bu aralar yoğunluk sıcakla birleşince oldukça çekilmez oldu ama buna da şükür,boş kalmak daha kötü değil mi?
  Haftaya nefis bir zeytinyağlıyla başlamak istedim,tezgahlardan kalkmadan belki sizde yapmak istersiniz.Taze baklayla taze fasülye arası bilindik bir lezzet,zeytinyağlısı da çok güzel oldu,bakla gibi sade yada sarımsaklı yoğurtla da servis edebilirsiniz,zeytinyağlı yemekler arasına güzel bir alternatif olacaktır diye düşünüyorum.
 
  Diğer zeytinyağlı tariflerime BURADAN ,sebze yemeklerine BURADAN,kuru börülce salatasına BURADAN ve deniz börülcesi salatasına da BURADAN ulaşabilirsiniz.

MALZEMELER

500 gr kadar taze börülce
3 adet orta boy  domates
1 adet iri kuru soğan
1-2 diş sarımsak
2 adet kesme şeker
3/2 çay bardağı zeytinyağı
1 yemek kaşığı dolu dolu domates salçası
tuz
tuzot
değirmende çekilmiş taze kara biber
dereotu
hizasına gelecek kadar su
1/4 limonun suyu
ZEYTİNYAĞLI TAZE BÖRÜLCE

HAZIRLANIŞI

  Öncelikle yağımızı tencereye alıp ısıtalım, yemeklik doğranmış soğan ve ince kıyılmış sarımsakları ekleyip şeffaflaşana kadar kavuralım, rendelenmiş domatesleri de ekleyip suyunu salıp çekene kadar pişirelim,ardından salçasını da ekleyip biraz daha pişirelim.
   Ayıklayıp temizlediğimiz börülce ve kesme şekeri de ekleyip biraz daha çevirelim en son tuzunu,baharatlarını ve suyunu ekleyip önce orta ateşte kaynamaya,sonra kısık ateşte pişmeye bırakalım.
   Eğer suyunu çektiği halde hala pişmediyse biraz daha kaynar su ilave edebilirsiniz.Piştikten sonra limon suyunu ve ince kıyılmış taze dereotunu da ekleyip ocağın altını kapatalım.Kapağı kapalı bir şekilde soğumaya bırakalım.

  Dilerseniz servis esnasında üzerine sarımsaklı yada sade yoğurt dökebilirsiniz.çok yakışıyor.
AFİYET OLSUN...
                                                     Twitter :    Reyhan Ksc
                                                     instagram :  reyhanksc
                                                     facebook:   anne eli gibi

16 Haziran 2012 Cumartesi

KAHVALTI MASAMIZ-2 ve MELEMEN yada MENEMEN :)


Herkese güzel bir hafta sonu ve tekrar hayırlı kandiller diliyorum.
    Buralar (istanbul) nasıl sıcak anlatamam,bir geldi pir geldi yaz mevsimi,resmen pişiyoruz.Daha düne kadar yaz gelmiyor diyen biz şimdi de sıcaktan şikayet ediyoruz.
  E ne bekliyordunuz ki sıradan bir insan davranışı bunlar,dayanıksız yaratmış Allah bizi yapacak birşey yok.

 Neyse efendim,takip edenler hatırlayacaktır,geçen hafta ki kahvaltı masamız adlı postumda bundan böyle aksilik olmazsa cumartesi günleri bir önceki masamızın fotoğraflarını ve bir tarif vereceğimi yazmıştım.
  İşte geçen hafta ki kahvaltı masamız ve yanında da adı menemen mi? yoksa melemen mi ? bir muallak olan  hepimizin bayıldığı bir lezzetle geldim.

  Hepimizin yaptığı bir kahvaltılık ancak bir de benim tarifime göz atın derim.



Masamız yine çok abartılı olmayan sade bir masaydı;
çilek reçelinin tarifine BURADAN ulaşabilirsiniz.Birde Ananas reçeli var masada onun tarifi de önümüzdeki günlerde gelecek.
  Diğer kahvaltılık tariflerime BURADAN davet masalarına da BURADAN ulaşabilirsiniz.
Siz masaya göz gezdirirken bende tarifi mi yazayım :)




MALZEMELER

7-8 adet orta boy domates (rendelenmiş)
4 yemek kaşığı sıvıyağ
2-3 adet çarliston yada sivri biber
2 diş sarımsak
3-4 adet arpacık soğan
2 adet yumurta
rendelenmiş kaşar peyniri
tuz
pul biber
tuzot
değirmende çekilmiş karabiber
kekik



HAZIRLANIŞI

  Öncelikle tavaya yağı alıp ısıtalım, doğranmış sarımsak ve arpacık soğanları ekleyip kavurmaya başlayalım.Ardından sırasıyla önce doğranmış biberleri sonra rendelenmiş domatesleri ekleyip domatesler suyunu salıp tekrar çekene kadar pişirelim.

    En son yumurtaları,tuzu,baharatları ekleyip tekrar pişirelim ve kaşar peyniri rendesini de ekleyip ocaktan alalım.



Sıcak olarak servis edelim.




AFİYET,ŞEKER OLSUN...

MİRAÇ KANDİLİ -2012

fotoğraf  netten alıntıdır
Tüm okuyucularımın ve tüm müslüman aleminin mübarek miraç kandilini kutlarım.
  Rabbim bu mübarek gecede tüm dua ve tövbelerimizi kabul etsin inşallah.


Eğer kandil simidi yapmak isterseniz tarifine BURADAN ulaşabilirsiniz.

15 Haziran 2012 Cuma

Soya Soslu Tavuk

SOYA SOSLU TAVUK
Herkese hayırlı bir cuma diliyorum,bereketi bol olsun inşallah...
Geçen gün fark ettim ki uzunca bir zamandır tavuk yemeği yayına almamışım,tabi geçen gün ki tavuk köftesini saymazsak.Halbuki kaç tane tarif taslakta yatıyor,bu yemeği yapalı kaç ay oldu onu bile hatırlamıyorum desem hiç abartmış olmam.

14 Haziran 2012 Perşembe

KARADUT ŞERBETİ

NAR ŞERBETİ
Herkese güzel bir gün diliyorum...
  Bu günlerde sıcaklardan bunalma,buharlaşıp uçma havalarına girdik hepimiz.Bende,buharlaşmayalım uçmayalım,serin serin şerbetler,kompostolar içelim diye düşündüm ve kara dut şerbetiyle açtım sezonu ^^
  Aslında geçen sene 4 tane tarif vermiştim,çok da beğenilmişti ama onları güncel tarif ve fotoğraflarıyla yeniden yayınlamak için taslağa aldım,önümüzdeki günlerde hem onlar hemde yepyeni içeceklerle içinizi serinletmek gibi bir niyetim var,hadi hayırlısı:)

  Kara dut şerbeti nefis bir lezzet desem abartmış olmam sanırım,tadı eşimle topkapı sarayında içtiğimiz osmanlı şerbetine benzedi, hatta neredeyse birebir oldu diyebilirim.Böyle değişik lezzetleri ve kara dutu seviyorsanız mutlaka denemelisiniz.

Diğer içecek ve komposto tariflerime BURADAN ulaşabilirsiniz.

MALZEMELER

500 gr taze kara dut
1,5 lt kadar içme suyu
1 adet çubuk tarçın
1 su bardağı toz şeker
1/2 limonun suyu

HAZIRLANIŞI

  Öncelikle dutları ayıklayıp,yıkayalım ve pişireceğimiz tencereye alalım.Suyunu da ilave edip ocağa alalım.Ardından çubuk tarçını da ekleyip kaynamaya bırakalım.Kaynadıktan sonra şekerini ekleyip karıştıralım.Dilerseniz şekeri daha az katabilirsiniz,az gelirse de ilave edebilirsiniz.Damak tadınıza göre ayarlayabilirsiniz.
   Şeker eridikten sonra küçük bir bardağa birkaç kaşık şerbet koyup,soğutup tadına bakalım ve şekere ihtiyacı varsa şeker,şekeri fazlaysa da su ekleyelim.
   En son limonun suyunu ekleyip biraz daha  kaynatıp,ocaktan alalım ve soğumaya bırakalım.Soğuyan şerbeti ince tel süzgeçten geçirip tekrar buzdolabında soğumaya bırakalım.
Kıvamı çok koyu olursa  suyla açabilirsiniz.

   Buz gibi soğuk olarak tüketelim.


NAR ŞERBETİ

AFİYET OLSUN...
                                                 Twitter :    Reyhan Ksc
                                                 instagram :  reyhanksc

                                                 facebook:   anne eli gibi

12 Haziran 2012 Salı

KARAKÖY BÖREĞİ (BAKLAVA YUFKASIYLA)

KARAKÖY BÖREĞİ (BAKLAVA YUFKASIYLA)

Herkese güzel bir gün diliyorum..
  Bugün maç soframızın son tarifini getirdim size,ama ne tarif !
Hafif tatlı nefis bir börek,üstelik baklava yufkasıyla oldukça da pratik.Tarifi yine sevgili müge'den alıp kendime göre uyarladım,adına da kıymalı börek demiş ama içeriğinde karaköy böreği olarak geçiyor bende o adı kullanmak istedim.Ben malzemeyi biraz daha bol kullandım,eşim sonra laf ediyor malzemeden kaçmışsın diye,özellikle mayalı tariflerde çok dinliyorum bu yakarışları.
  Anlatıyorum anlatıyorum ama anlamıyor!
diyorum ki ;ben bol koyuyorum ama mayalı hamur şişip kabarınca harcı içinde az gibi görünüyor (ayıptır söylemesi,genelde mayaladığım herşey devasa bir boyuta ulaşır da:)
  Kendimi de araya sıkıştırıp böyle överim işte ben :)
Neyse efendim sadede gelirsek,mutlaka deneyip yenmesi gereken nefis bir lezzet.

Diğer börek tariflerime  BURADAN  ,arkadaşlarımdan denediğim diğer tariflere de BURADAN ulaşabilirsiniz.

MALZEMELER

12 adet baklavalık yufka
3-4 yemek kaşığı sıvıyağ
iç harcı için:
400 gr kıyma
4 adet orta boy soğan
1 yemek kaşığı kuş üzümü
3-4 yemek kaşığı sıvıyağ
tuz
değirmende çekilmiş karabiber
1 adet kesme şeker
üzerine:
1 adet yumurta sarısı
susam


HAZIRLANIŞI

  Öncelikle iç harcını hazırlamak için bir tavaya sıvıyağı alıp ısıtalım ve kıymayı ekleyip kavuralım,ardından yemeklik doğranmış soğanı ekleyip soğanlar şeffaflaşıncaya kadar kavurmaya devam edelim.Tuz,karabiber ve kesme şekeri de ekleyip karıştırıp ocaktan alalım.En son 10 dakika kadar ılık suda beklettiğimiz kuş üzümlerini de ekleyip karıştırıp soğumaya bırakalım.
   Diğer taraftan baklavalık yufkanın bir katını serip fırça yardımıyla bir miktar yağ sürelim,ikinci yufkayı serelim ona da yağını sürüp üçüncü yufkayı serelim ve yağlamadan iç harçtan her yerine eşit şekilde nohut büyüklüğünde serpiştirelim.
(yani uzunlamasına şerit şeklinde değil,tüm yufkaya aralıklarla nohut büyüklüğünde koyacağız)
  Ardından dikkatli bir şekilde çok sıkmadan rulo yapalım.Kalan yufkalara da aynı işlemleri uygulayıp,yağlanmış fırın tepsisine dizelim ve her bir ruloyu eşit dört parça olacak şekilde keselim.
  Üzerine yumurta sarısı sürüp,susam serpip önceden ısıtılmış 170-180 dereceli fırında altı üst nar gibi kızarana kadar pişirelim.

Sıcak olarak servis edelim,çıtır çıtır mis gibi yiyelim :)

Not: ben tatlı börek sevmem derseniz kesme şekeri atmayıp üzümünüde biraz azaltabilirsiniz,ama o zaman da

AFİYET OLSUN...

                                                     Twitter :    Reyhan Ksc
                                                     instagram :  reyhanksc
                                                     facebook:   anne eli gibi

11 Haziran 2012 Pazartesi

İLK YIL SONU GÖSTERİSİ ve EN SEVDİĞİNDEN TAVUK KÖFTESİ



Herkese mutlu,güzel bir hafta diliyorum...
Bu post tamamen Yağız'a ait olsun istedim,onun gösterisi,karnesi ve en sevdiği yemeklerden biri olsun,tam olsun yani.Biliyorum bu sıralar Yağızhan konusunda pek bir duygusalım her fırsatta yazıyorum ama o da hak etmedi değil yani :)
Bu özel gün,mutlaka arşivimde yerini almalıydı,aldı bile.
Yağızhan'da her çocuk gibi köfte delisidir bu tarif de ona gitsin,sanki diğerleri başkasına gidermiş gibi :)

9 Haziran 2012 Cumartesi

KAHVALTI MASAMIZ-1 ve TEMEL KREP HAMURU




Herkese güzel bir hafta sonu diliyorum...
  Öğrenciler karnelerini aldı onlara ve ailelerine de hayırlı uğurlu olsun,umarım herkesin karnesi pekiyidir:)
Tabi karne demek tatil demek hepsine güzel verimli bir tatil diliyorum,hak ettiler doğrusu.Benim yakışıklı da bugün (dün) ilk karnesini aldı,nasıl mutluyum anlatamam.
  Bugün (dün) karnemizi aldık,dünkü yazımda da bahsettiğim gibi hamburgerle kutladık:)
Ve oğlumun büyük gününün şerefine onun en sevdiği kahvaltılıklardan olan krep ve onun için kurduğum kahvaltı sofrasını paylaşmak istedim.

   Biz krepi her gün olsa hergün yeriz.O kadar seviyoruz yani,ben sade olarak yemeyi seviyorum,hiçbir şeyi katık etmem.Zaten ocağın başında yaparken bir yaparım bir yeriz.Pişme işlemi bittiğinde zaten üçte ikisi çoktan bitmiş oluyor.
   Mutlaka bir krep tarifiniz vardır,ama birde benim tarifimi denemenizi öneriyorum.Ben artık aynı malzemelerle göz kararı yapıyorum,el ve göz alışkanlığı oldu ama size orjinal ölçüleriyle yazdım,bir göz atın derim.

  Soframız her bakımdan sade ve abartısız bir sofraydı.Peynir,zeytin çeşitleri,yumurta,reçel çeşitleri,bal,patates kızartması ve krep vardı.
   Krep tarifini aşağıda bulacaksınız zaten ,Çilek reçeli'nin tarifi de burada..
Bundan sonra, cumartesi günleri,pazar kahvaltısı için belki bir fikir olur diye bir önceki kahvaltı masamızı sizlerle paylaşmaya çalışacağım,tabi yanında bir de tarif olacak.
  Diğer sofralarıma buradan  kahvaltılık tariflerimede  buradan ulaşabilirsiniz..



MALZEMELER

3 adet yumurta
1 su bardağından 1 parmak fazla un
1 su bardağından 1 parmak fazla süt
2 kaşık tereyağ yada margarin
1 çay kaşığı kabartma tozu
2-3 çay kaşığı tuz (eğer tatlı bir iç malzemeyle kullanacaksanız 1 çay kaşığı tuz kullanın)



HAZIRLANIŞI

   Öncelikle tuzunu eklediğimiz sütü kaynatıp,ocaktan alalım.Ardından margarin yada tereyağını ilave edip önce yağın erimesi sonra da ılınması için bir kenarda bekletelim.
   Diğer tarafta havuz şeklinde açtığımız unun ortasına yumurtalarımızı kıralım,kabartma tozunuda ekleyipılıyan yağlı sütümüzü unun ve yumurtaların üzerine bir taraftan karıştırarak yavaş yavaş dökelim.Topak kalmayacak şekilde iyice çırpalım.Teflon tavamıza 1 çay kaşığı kadar yağ döküp kızdıralım ve küçük bir kepçe kadar döküp hemen yayalım.Altını ve üstünü çok olmayacak şekilde pişirip.
   Sıcak yada ılık olarak servis edelim.


AFİYET,ŞEKER OLSUN....

8 Haziran 2012 Cuma

PATATES KROKET

PATATES KROKET

Herkese merhabalar.
 Bugün (dün) gururla,mutlulukla  dolu bir gündü benim için,yağız'ın yıl sonu gösterisi vardı,maşallah benim kuzuma beklediğimden daha iyi bir performans gösterdi.Neler oluyor hayatta şarkısı eşliğinde dans ettiler,çok mutlu oldum.Yarın da (bugün) karnesini alacak ıslatmak lazım dedik,hamburgerciye gideceğiz ^:^

  Ne ara bu kadar büyüdü anlamadım,bravo bana ve tüm annelere,çocuk yetiştirmek en zor iş,hele gurur duyulacak bir çocuk yetiştirmek her anneye nasip olmaz,Rabbim hepimize gurur duyacağımız evlatlar versin.
Önümüzdeki günlerde detaylı olarak anlatacağım zaten,şimdi diğer konumuza geçelim.

  Bugün de maç soframızdan nefis bir atıştırmalıkla devam ediyoruz.Bizim evde çok sevilir,zaten patates olsun çamurdan olsun mantığıyla düşünürsek kroket patatesin en güzel hallerinden biridir.
  Çoğumuzun severek yapıp yediği bu lezzeti birde benden okuyun istedim.
Diğer atıştırmalık tariflerime bakmak isterseniz tıklayın..

MALZEMELER

iç malzemesi:
13 adet haşlamalık küçük patates (haşlanmış,ezilmiş)
1 su bardağı kaşar peyniri rendesi
1 çay bardağı kadar ezilmiş beyaz peynir
tuz
değirmende çekilmiş kara biber
panelemek için:
3-4 adet yumurta
1 kase un
yeteri kadar galeta unu
tuz
kızartmak için:
 bolca sıvı yağ

HAZIRLANIŞI

  Öncelikle iç malzemesini güzelce karıştıralım,(ben yoğuruyorum) ve ceviz büyüklüğünde parçalar koparıp önce  una,sonra çırpılmış yumurtaya en son da galeta ununa bulayıp kızgın bol yağda altın sarısı olana kadar kızartalım ve kağıt havlu serilmiş servis tabağına alalım.Tüm patatesler bitene kadar aynı işlemi uygulayalım.
   İşte bu kadar,sıcak yada ılık olarak servis edelim.

Not:  pane malzemeleri olan un,yumurta ve galeta ununa biraz tuz katmayı unutmayın,yok ben tuzsuz seviyorum derseniz tercih size kalmış
  Hem içine hemde pane malzemelerine dilediğiniz baharatları katabilirsiniz.
Mutlaka bol ve kızgın yağda kızartmanızı tavsiye ediyorum,hem daha çıtır oluyor hemde daha az yağ çekiyor.
AFİYET OLSUN...
                                                     Twitter :    Reyhan Ksc
                                                     instagram :  reyhanksc
                                                     facebook:   anne eli gibi

6 Haziran 2012 Çarşamba

ARPA ŞEHRİYE SALATASI

ARPA ŞEHRİYE SALATASI

Güneşli bir günden herkese günaydınnnn..
  Güne ne kadar pozitif başlarsak o kadar güzel devam eder mantığını çok seviyorum ve kesinlikle doğru olduğunu düşünüyorum,tecrübemle sabittir.En çok da gözümü Yağız'ın gülen yüzüyle açtıysam o gün hiç kötü hissetmem kendimi,üstelik ne olursa olsun.Birde eşim pozitif açarsa gözünü o gün mükemmeldir benim için,evin büyük beyi azıcık huysuz uyanır da :)
  Rabbim onların o gülen yüzünden ayırmasın beni (Amin)
  Ve siz de kimin için aynı şeyleri hissediyorsanız rabbim sizi de onun gülen yüzünden ayırmasın(Amin).

    Bugün de maç soframızın menüsüyle devam ediyoruz,sırada arpa şehriye salatası var,çoğunuz eminim denemişsinizdir ama birde benden okuyun istedim.Artık yaz da geldi,tam bu mevsimde yenecek bir salata,denemediyseniz şiddetle öneriyorum.Dilediğiniz ilaveleri yapıp,istemediğiniz malzemeleri çıkarabilirsiniz,ancak lezzetli bir salata yemek istiyorsanız sosu da,garnitürü de bol tutun derim.

     Daha evvel yayınladığım havuçlu arpa şehriye pilavının tarifine buradan ulaşabilirsiniz..

MALZEMELER

1/2 paket arpa şehriye
yeteri kadar su (haşlamak için)
tuz
1 tatlı kaşığı zeytinyağı

içine katılacak garnitürler:
7-8 sap taze soğan (ince kıyılımış)
1 su bardağı mısır (haşlanmış)
7-8 adet kornişon turşu (doğranmış)
1/2 demet maydanoz (ince kıyılmış)
1/4 dereotu (ince kıyılmış)
1 tutam taze nane (ince kıyılmış)
7-8 yaprak kıvırcık salata (ince kıyılmış)
sosu için:
zeytinyağı
limon
nar ekşisi
pul biber
kuru nane
tuz

HAZIRLANIŞI

Öncelikle tıpkı makarna yapar gibi tuzlu,zeytinyağlı suyu kaynatalım ve arpa şehriyeleri atıp orta derecede haşlayalım,süzelim.yapışmaması için soğuk sudan geçirip süzülmeye bırakalım.
   Diğer taraftan içine katılacak tüm garnitürleri derince bir kaba alıp üzerine süzülmüş şehriyeleri de ekleyip güzelce harmanlayalım.
Sos malzemelerini de ayrı bir kapta iyice çırpıp üzerine boca edelim ve karıştırarak yedirdikten sonra 30 dakika kadar bekletip soğuk olarak servis edelim.

Not:  30 dakika bekletmemizim sebebi sosunu iyice içine çekip daha lezzetli olması için,ben fazla bekletemedim ama normalde öyle yapıyorum daha leziz oluyor,eğer kıvırcık kullanmazsanız bu süreyi daha da uzatabilirsiniz,kıvırcık çabuk öldüğü için daha fazla bekletmeyin derim.
Not:  Sos malzemesinin miktarını size bıraktım,damak zevkinize göre ayarlayın diye ama bol kullanmanızı tavsiye ederim,lezzetini birebir etkiliyor.
Aynı şey garnitürleri içinde geçerli daha az değil ama bol kullanabilirsiniz,ilave etmek istediğiniz,yakışacağını düşündüğünüz malzemeleri de ekleyebilirsiniz.

AFİYET OLSUN...

                                                 Twitter :    Reyhan Ksc
                                                 instagram :  reyhanksc
                                                 facebook:   anne eli gibi

5 Haziran 2012 Salı

MUHALLEBİLİ LOKUM

MUHALLEBİLİ LOKUM


Herkese MERHABALAR.
Bu aralar yoğun olduğumdan dün bahsetmiştim,aynı hızla devam ediyorum,bakalım ne zaman es vereceğim,tarifimi yayınlayıp, linklerimi sosyal medyaya atıp kaçı veriyorum.
Bugün de maç soframızdaki tariflerden biriyle devam ediyoruz,malum kalana kar yağıyor buralarda :)
  Tatlı krizim tutmuş olmalı ki bu tarifle devam etmek istedim,elim nedense ona gidiverdi,vardır bir hikmeti dedim ve yazdım ;)

   Belki on yıldan fazladır yaparım bu  lokumları,taaa bekarlığımdan beri yani.Her zamanda sevilerek yenmiştir.O zamandan bu zamana çok da meşhur oldu,halbuki o dönemde çok az kişi bilip yapıyordu.
   Eğer hala bu lokumlardan yapıp,yemediyseniz tam zamanıdır bence (neden zamanıysa artık:),mutlaka denemelisiniz diyorum ve geçiyorum tarife.


MALZEMELER

3 su bardağından biraz fazla süt
2,5 kahve fincanı un
2,5 kahve fincanı toz şeker
3 yemek kaşığı tereyağ yada margarin
2 adet vanilya
tabanı için :
kakaolu petibör büsküvi
içine iri kırılmış ceviz
MUHALLEBİLİ LOKUM

HAZIRLANIŞI

   Öncelikle yağı tencereye alıp eritelim ve unu pembeleşene kadar kavuralım.Ardından sütü ve toz şekeri ekleyip hızlıca karıştıralım,eğer topak kaldıysa blendırdan geçirip sürekli karıştırarak muhallebi kıvamına gelinceye kadar pişirelim ve ocaktan alalım.
  Vanilyaları da ekleyip en az 10 dakika mikserle çırpalım.Diğer tarafta büyük borcam bir tepsiyi ıslatıp fazla suyunu dökelim ve un haline getirdiğimiz kakaolu büsküvileri bütün tabana eşit olarak yayalım.muhallebimizi ince bir şekilde büsküvilerin üzerine yayalım.
   Üzerine iri kırılmış cevizleri de serpip buzdolabına kaldıralım.4-5 saat dinlendikten sonra servis edeceğimiz zaman 2 cm eninde şeritler halinde kesip 2 kere dolanmış parçalar halinde rulo yapalım ve soğuk olarak servis edelim.

   Not: ben yarısını hindistan cevizli yaptığım için iki tepsiye böldüm,birine hindistan cevizi diğerine de kakaolu büsküvi döşedim,dilerseniz sizde öyle yapabilirsiniz.Ancak kakaolu büsküvili olanlar her zaman daha çok seviliyor haberiniz olsun.
 Not:  tatlıyı ne kadar ince dökerseniz o kadar başarılı rulo yaparsınız,buzdolabında bekletme sürenizde bunda etkilidir,ne kadar beklerse o kadar kendini çeker ve düzgün rulo olurlar.
 Tatlı tek tepsiyle kalın olacaksa, iki tepsiye de dökebilirsiniz.
Ben bu defa biraz acele ettim her zamanki gibi muntazam olmadı malesef..

AFİYET OLSUN....

4 Haziran 2012 Pazartesi

KUZENLERLE MAÇ SOFRAMIZ VE MİLFÖY ÇANAKLARI



Herkese musmutlu bir hafta diliyorum...
  Bu aralar tatlı telaşlarım,sevdiklerime kavuşmalarım var.
Bunların yanında can sıkıcı durumlarım da var tabi,hastalar ve hastalıklar,rabbim tüm hastalara acil şifalar versin.Bir koşturmacadır gidiyor,bakalım daha ne kadar sürecek,tatlı olduğu sürece yoğunluğu severim ama tatsız olunca benimde tadım kaçıyor yani.
karaköy böreği
Böreğin tarifi için tıklayın.

Neyse efendim asıl konumuza gelelim artık,diyeceksiniz ki hangi maç bu ?
Tabi ki cimbom'la oynadığımız şampiyonluk maçı,bu arada fenerli olduğum da anlaşıldı sanırım:)
  Eğer şampiyon olsaydık bu postun başlığı şampiyonluk soframız olacaktı,şampiyonluk kaçınca başlığımız da değişip maç sofrası oluverdi.
   Bu vesileyle gecikmeli de olsa,cimbom'lu arkadaşlarımın şampiyonluğunu da kutluyorum.Biz olsaydık iyiydi ama,kısmet değilmiş :)
PATATES KROKET

Patates kroket tarifi için tıklayın

   Şampiyon olamadık belki ama canım kuzenlerimle geçirdiğimiz,sonu bizi üzen ancak genelde çok keyifli bir akşamdan kalan bu sofrayı ve tarifleri de anı defterimize eklemiş olduk.(kendimi bile okurken yorduğum bir cümle kurmayı nasıl başarmış isem artık  :)
 Şimdilik yalnızca milföy çanaklarının tarifini yazdım,daha evvel benzer bir börekle buradaki  sunumumla katıldığım yarışmada ödül kazanmıştım,orada yalnızca sunum önemli olduğu için daha bir özenmiştim,burada ise sunumdan çok lezzet ön plandaydı,aceleden biraz dağıtmışım.
ARPA ŞEHRİYE SALATASI

Arpa şehriye salatasının tarifi için tıklayın..
ÇİĞ KÖFTE

   İlerleyen günlerde diğer tarifleri de sırasıyla yayınlamak en büyük arzum.Ancak çiğ köftenin tarifini beklerseniz daha çok beklersiniz çünkü onu ben yapmadım^:^
   Ama bir gün o işe de el atacağımdan hiç şüpheniz olmasın diyorum ve sizi yemeklerimin fotoğrafı ardından da pratik ve şık tarifim İle baş başa bırakıyorum.



Muhallebili lokum'un tarifi için tıklayın..

KAŞAR PEYNİRLİ ,SALAMLI MİLFÖY ÇANAKLARI

KAŞAR PEYNİRLİ ,SALAMLI MİLFÖY ÇANAKLARI

MALZEMELER

12 adet milföy hamuru
salam
kaşar peyniri

HAZIRLANIŞI

   Öncelikle milföyleri buzluktan çıkarıp,orta derecede eritelim,ne çok erimiş,yumuşamış ne de çok sert olmasın.Ardından teflon muffin kalıplarının her bir yuvasına bir hamur olacak şekilde dört tarafını hafif içe kıvırarak lale şekli verelim ve dibine bir bıçak yardımıyla küçük delikler açalım ki iç kısmı çok kabarmasın.
   İçine bolca doğranmış salam ve kaşar peyniri yerleştirip önceden ısıtılımış 190 dereceli fırında kızarana kadar pişirelim.
  Not:   milföy çanaklarının yada her hangi milföy böreğinin  kabarması hamurunuzun kalitesiyle bire bir orantılıdır,her hamur kabarmıyor malesef,ama fırının kapağını da çok sık açmayın derim,bilhassa kabarana kadar açmamaya özen gösterin.
 Dilerseniz aynı usül de şekil vererek, başka malzemelerle de yapabilirsiniz,tercih size kalmış.

AFİYET;ŞEKER OLSUN....