Bu Blogda Ara

GELENEKSEL etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
GELENEKSEL etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Eylül 2012 Perşembe

VİŞNE SOSLU SU MUHALLEBİSİ

VİŞNE SOSLU SU MUHALLEBİSİ

Herkese merhabalar,hayırlı cumalar.
  Dünkü sarmanın üzerine bugün de bir tatlı ikram etmek gerekir dedim ve nefis sütlü bir tarlı getirdim sizlere.Benim çocukluğumun tatlısıdır su muhallebisi,mahallemizde küçük yıkık,dökük bir dükkanda su muhallebisi satan bir amcamız vardı,şuan hayatta mı bilemiyorum ama tüm harçlığımı o'na ve leblebi tozuna yatırırdım ve ben o gün bugündür en kaliteli yerlerde bile öyle su muhallebisi yemedim.Belki de bu tarifteki gibi hafif süt katıyordu,üzerine de gül suyu ve pudra şekeri,yemeye doyamazdık.Yıllarca aradım durdum ama hala o muhallebiyi bulamadım.Bu tarif onun gibi mi ? derseniz,yok derim ama daha yakın sanki.Bu vesileyle çocukluğumu da anmış oldum hey gidi günler heyyy...
  Sade suyla yapılanlar bana çok acı geldiği için,en azından dışarıda yapılanlar öyle, ne alıyorum ne de yiyorum. Bu nedenle bende Nilay gibi yarı yarıya sütlü yaptım.Hem vişne sosuyla sundum hem de gül suyu ve pudra şekeri dökerek sundum.Başka soslarla da yapabilirsiniz,ama vişne de pek yakıştı,deneyin derim.

   Tarif Nilay'dan o'na da buradan çok teşekkür ediyor birde üzerine öpüyorum :)
VİŞNE SOSLU SU MUHALLEBİSİ
MALZEMELER

2 su bardağı su
2 su bardağı süt
yarım su bardağından bir parmak fazla nişasta
1 su bardağı toz şeker

vişne sosu için:
1 su bardağı çekirdeksiz vişne
1 silme yemek kaşığı nişasta
3-4 yemek kaşığı toz şeker (eğer az şekerli seviyorsanız sosun şekerini azaltabilir yada hiç kullanmayabilirsiniz)

HAZIRLANIŞI

   Öncelikle nişastayı ve sütü tencereye alıp nişasta eriyene kadar karıştıralım.Üzerine suyu ve şekeri de ekleyip ocağa alalım.karışım koyu muhallebi kıvamı alana kadar orta ateşte karıştırarak pişirelim.
muhallebiyi ıslattığımız borcam tepsiye dökelim ve ılımaya bırakalım.

  Vişne sosu için,vişneyi,şeker ve nişastayı sos tenceresine alıp iyice karıştıralım ki nişastanın topakları kalmasın.Vişnenin suyu çok az sa birkaç kaşık su ilave edip ocağa alalım.Kısık ateşte sürekli karıştırarak koyulaşana kadar pişirelim ve soğumaya bırakalım.
  Muhallebiyi de ,sosu da buzdolabında birkaç saat dinlendirelim.Servis yapacağımız zaman kare dilimler kesip üzerine dilediğimiz kadar vişne sosu döküp soğuk olarak servis edelim.

AFİYET OLSUN...

13 Ağustos 2012 Pazartesi

ÇİLEKLİ GÜLLAÇ


ÇİLEKLİ GÜLLAÇ
Yeni bir haftadan herkese merhabalar.
Yine yeni bir menü yada mönü ve yine yeni bir tarifle kendi adıma başlatıyorum haftayı.Tarif geçen hafta yayınladığım bu sofradan.
  Nefis çilekli bir güllaça ne dersiniz ?
 bence evet deyin!
Peki çileği nereden bulacağız? tabiki benim gibi dondurulmuş kullanacaksınız,ee mecbur,benim buzluğumda mevsiminde koyduğum çileklerim vardı onlarla yaptım,eğer sizin buzluğunuz da yoksa hazır satılanlardan kullanabilirsiniz.Hafif ve mis gibi kokan bir güllaç oldu,en azından alternatif bir tarif,eğer güllaç seviyorsanız mutlaka deneyin derim.
  Diğer güllaç tariflerime BURADAN ulaşabilirsiniz.
  Hepinize şimdiden bereketli iftarlar.

25.GÜN İFTAR MENÜSÜ


SÜTLÜ ISPANAK ÇORBASI
ETLİ ENGİNAR DOLMASI
TAZE FASÜLYE DİBLESİ
ÇİLEKLİ GÜLLAÇ












Sahurda ne yapayım diye düşünüyorsanız işte benden size nefis bir tavsiye LALANGA yapın derim.

        Tüm iftar önerilerime BURADAN ,tüm sahur önerilerime de BURADAN  ulaşabilirsiniz.                                                   

                                                                       ÇİLEKLİ GÜLLAÇ
ÇİLEKLİ GÜLLAÇ
MALZEMELER

6 adet güllaç yaprağı
1 lt süt
1 kase çilek (doğranmış,suyu süzülmüş)
1 su bardağı toz şeker
1/2 su bardağı kadar pudra şekeri
fındık kırıkları
hindistan cevizi (isteğe bağlı)
toz antep fıstığı

süslemek için:
vişne
toz antep fıstığı
fındık kırıkları


HAZIRLANIŞI

Öncelikle süt ve şekeri karıştırıp ocağa alalım ve kaynama noktasına gelmeden ocaktan alalım.Yani kaynar değil sıcak olacak.
   (Ben altı yufkayla yaptım ama, yüksek olsun diye küçük tepside yaptığım için kırarak yerleştirdim.6-7 kişiye rahat yetiyor,yok ama siz ben daha fazla misafir ağırlayacağım ya da çok severiz derseniz o halde 11-12 yaprağın sığabileceği daha büyük bir tepsiyle yapın)

  Ama ben derim ki az yapın taze olarak aynı gün tüketin,yani misafir yoksa 6 yaprak bile çok geliyor.Neyse efendim kaldığımız yere dönelim,yufkayı 2-3 parçaya bölüp tek tek tepsiye dizelim ,her yufka tepsinin başka bir bölümünü kaplasın ve üzerine 2 kepçe kadar sıcak süt dökelim.Sonra elimizle biraz pudra şekeri ve hindistan cevizi serpip diğer yufkayı serelim,yine süt,pudra şekeri serpelim.Yufkaların ortasına gelene kadar aynı işlemleri tekrar edelim.Yufkaların ortasına geldiğimizde,süt ve pudra şekeri dökülmüş yufkanın üzerine doğranmış,suyu süzülmüş çilekleri yerleştirelim,toz antep fıstığı ve fındık kırıklarını da serpip diğer yufkaları da süt ,pudra şekeri serperek yerleştirelim ve en son kalan sütü de üzerine boca edelim.
  Üzerini fındık kırıkları ve toz antep fıstığıyla süsleyip buz dolabında dinlendirelim.En son servis yaparken taze vişneyle süsleyip soğuk olarak servis edelim.

Not:  güllaç çok çabuk tadı bozulan bir tatlıdır mümkünse aynı gün tüketilmelidir,,miktarını ona göre ayarlamalısınız.
Not:  normalde 5 yaprağa 1 kg süt kullanılır ancak çok fazla sulu olduğu için ben 6 yaprakla yapıyorum,7 yaprakla da denedim o da biraz kuru geldi,bana göre en ideal 6 yaprağa 1 kg süt.
Ama siz ben çok sütlü severim sütün içinde yüzsün derseniz o zaman size 5 yufkaya 1 kg süt öneririm.
Not: ben pudra şekeri ve şeker miktarını kendime göre ayarladım,dilerseniz azaltabilir yada çoğaltabilirsiniz,ama bu şeker miktarı bence ideal,belki pudra şekerini daha az yada çok serpebilirsiniz.
Not: dilerseniz sütün içine bir miktar gül suyu döküp güllaçınızın gül suyu kokmasını sağlayabilirsiniz.
Not:  çileğin suyunu çok iyi süzmelisiniz yoksa güllaçınız pembe renge boyanabilir,ve tabi çok sulu olabilir.
ÇİLEKLİ GÜLLAÇ
AFİYET,ŞEKER OLSUN...

28 Ocak 2012 Cumartesi

EZO GELİN ÇORBASI


Çocukluğumuzdan kalma tatlar vardır ya,ne zaman yesek çocukluğumuzu hatırlarız.İşte Ezo gelin çorbası da o tatlardan biridir benim için.Yıllar geçse de,bir sürü çorba çeşidi çıkmış olsa da Ezo gelin ve benzeri çorbalar, Türk mutfağında ki yerini asla kaybetmiyor.Belki daha az yapar olduk ama yine de menümüzde ki yerini zaman zaman alıyor.Herkesin kendine has bir tarifi vardır ama reçete üç aşağı beş yukarı aynıdır.Bu da benim tarifim,mutlaka deneyin,şifa niyetine için derim.
  Diğer çorba tariflerime BURADAN ,yöresel lezzetlere de BURADAN ulaşabilirsiniz.
8 kişilik
MALZEMELER

1 su bardağından 2 parmak eksik kırmızı mercimek
1 tepeleme yemek kaşığı pirinç
2 yemek kaşığı pilavlık bulgur
2-3 yemek kaşığı sıvı yağ
1 yemek kaşığı tereyağ
1 yemek kaşığı un
1 yemek kaşığı domates salçası
1/2 yemek kaşığı biber salçası
1 orta boy kuru soğan
2 diş sarımsak
4  su bardağı su
4 su bardağı et ya da tavuk suyu
tuz
karabiber
pul biber
kuru nane


HAZIRLANIŞI

  Öncelikle yağları tencereye alın ısıtın,yemeklik doğradığınız soğanı ve sarımsaklarımızı ekleyip kavurun.Unu ekleyin kokusu çıkana kadar onu da kavurun.Salçaları ekleyin biraz daha kavurduktan sonra yıkayıp süzdüğünüz mercimek,bulgur ve pirinci de ekleyip bir iki çevirin.
Su ve et suyunu da ilave edin orta ateşte kaynamaya bırakın.Kaynamaya başlayan çorbanın üzerinde ki köpükleri toplayıp kısık ateşte pişirmeye devam edin.
Yeteri kadar pişen çorbayı dilerseniz blendırdan geçirebilirsiniz.Tuzunu ,baharatlarını ilave edip karıştırın,eğer kıvamı koyu ise biraz daha kaynar su ekleyip bir taşım daha kaynatıp ocaktan alın.Sıcak olarak servis edin.
Afiyet olsun...

 Twitter :    Reyhan Ksc
instagram :  reyhanksc      facebook:   anne eli gibi                                                       

5 Kasım 2011 Cumartesi

KALBURABASTI VE NİCE NİCE BAYRAMLAR

KALBURABASTI
Herkese güzel bir gün diliyorum...



Yine bir bayram daha geldi çattı..
bayramlar nedense bana yalnızca mutluluğu değil hüznü de çağrıştırmıştır,nedenini tam bilmesem de bu hep böyle oldu..
şimdide aynı,sanki hüzünlenmem gerekiyormuş gibi geliyor ve çok şen değilim.aslında bunda bir takım sorunların payı yok değil ama böyle bir dumanlı oluyorum işte,Allah'tan geleneksel temizlik olimpiyatlarımız başladı da,kafam biraz dağıldı:))

 Biz Türk kadınları hem tatlı hemde biraz deliyiz galiba,bir hafta öncesinden başla dip köşe gir,kış olmasına rağmen bütün camları sil,börekler,tatlılar,yemekler uğraş dur,sanki yapmasak ne olacak ,ama yok durmak olmaz,hatta benim gibi küçük olup bayramda pek az ziyaretçisi olanları bile bir telaş alır,mesela ben öyleyim,tamam kimse gelmez gelenlerde kardeşimiz falan ama,ya ani bir misafir gelirse ya rezil olursam:)))
ay aman Allah korusun  modunda, tam bir hafta bayram hazırlığı:))
ama olsun ben seviyorum bayram temizliklerini,hazırlıklarını,en azından bir umudum varki bayram hazırlığı yapıyorum,kimse gelmese de ben yerim ,temizlediğim evimde hijyenik hijyenik oturuveririm:)

neyse efendim gelelim diğer konumuza yani,kalburabastı tatlımıza,bu tatlıyı geçenlerde yapmıştım ama bir türlü yayınlayamadım.bende dedim ki hem bayramda belki yapmak isteyen olur hemde bayram tebriğine iyi yakışır:)
geçen bayramda truffle tarifimle kutlamışım bayramınızı.
tatlımız çok güzeldir tavsiye ederim efendim..
tüm arkadaşlarımın,takipçilerimin kısacası anne eli gibi'ye yolu düşen yada düşmeyen herkesin mübarek kurban bayramını kutlar,hayırlara vesile olmasını dilerim.
büyüklerin ellerinden,küçüklerin yanaklarından öper tarifime geçerim:)

MALZEMELER

250 gr tuzsuz yumuşak tereyağ
2 yemek kaşığı yoğurt
2 yemek kaşığı sıvı yağ
2 adet küçük yumurta(yumurtanız büyükse 1 tane kullanın)
1 paket kabartma tozu
3,5 su bardağı kadar elenmiş un
içine:
öğütülmüş ceviz
şerbeti için:
3 su bardağı toz şeker
3 su bardağı su
1 tatlı kaşığı limon suyu

KALBURABASTI
HAZIRLANIŞI

  Öncelikle soğuması gerektiği için şerbetimizi yapalım,şeker ve suyu bir tencereye alıp ocağa koyalım,kaynadıktan 10 dakika sonra limon suyunu ilave edip altını kapatalım ve soğumaya bırakalım.

  Diğer tarafta hamur için,yumuşak tereyağı ve diğer malzemeleri karıştırıp,elenmiş unu yavaş yavaş ekleyerek elimize yapışmayan bir hamur yoğuralım.hamur elinize yapışmayı bırakınca un artık eklemeyin.Üzerini nemli bir bezle örtüp 20 dakika kadar dinlendirelim.
  Sonra ceviz büyüklüğünde parçalar koparıp elimizle açalım ,kevgire veya rendeye bastıralım,içine  tatlı kaşığı kadar cevizi koyup,dikkatlice kapatalım.ek yeri alta gelecek şekilde yağlanmış tepsiye dizelim.
  Önceden ısıtılmış fırında 180 derecede üzeri kızarana kadar pişirelim.
fırından aldığımız tatlıyı ilk sıcağı çıkınca yani 2-3 dakika sonra soğuk şerbeti dökelim,üzerini başka bir tepsiyle kapatıp şerbetini çekmeye bırakalım.



AFİYET OLSUN...

                                                     Twitter :    Reyhan Ksc
                                                     instagram :  reyhanksc
                                                     facebook:   anne eli gibi

25 Ağustos 2011 Perşembe

CEVİZLİ GÜLLAÇ



GÜLLAÇ

evettt ramazanın son günlerine yaklaşmışken ha yaptım ha yapacağım dediğim güllacımı ramazan bitmeden yetirtirmeyi başardım:)))
   aslında benim güllaçla çok arma yoktur hatta takip edenler bilir benim tatlıyla aram yoktur zaten..
ama ramazanda en azından tarifini vermek için bile olsa yapmam gerekiyordu,gerçi eşim hepsini sildi süpürdü kalmadı yani:))
ben 2 kişi olduğumuz için 4 adet güllaç yaprağı kullanarak yaptım,paketin içinde 8 adet  vardı ben size normal ölçüsünü vereceğim,eğer sizde yarısını yapmak isterseniz daha küçük bir tepsiye ölçüleri azaltarak yapabilirsiniz..

birde çok önemli nokta güllacınızın kaltesi çok önemli bilmediğiniz güvenmediğiniz markaları almayın,çamur gibi oluyorlar..
güllaçta bence en önemli husus budur,diyorum ve tarifime geçiyorum..

MALZEMELER

1 paket güllaç(8'li)
9 su bardağı süt
3,5 su bardağı toz şeker(şeker miktarını biraz azaltabilirsiniz.)
1 yemek kaşığı gül suyu
arasına bolca ceviz

üzerine:
bolba toz antep fıstığı
ceviz
böğürtlen(tercihe kalmış)

HAZIRLANIŞI

öncelikle şekeri sütün içine katıp arada karıştırarak ılıtalım.ocaktan alıp içine dilerseniz 1-2 yemek kaşığı gül suyu katıp karıştıralım.iyice ılıması için bekletelim.eğer süt olması gerekenden sıcak olursa malesef tatlınız hamurlşabilir.
güllaç yaprağı eğer tepsinize sığıyorsa tepsiye koyup üzerine birkaç kepçe şekerli süt dökelim,eğer tepsiye sığmıyorsa parçalayıta yerleştirebiliriz.
yarısına gelene kadar bu şekilde yufkaları sütleyerek devam edelim ve yarısına gelince bolca ceviz dökelim.
kalan yapraklarıda aynı şekilde bitirene kadar ıslatalım ve en son kalan şekerli sütüde eşit bir şekilde üzerine boca edip birkaç saat dinlenmeye bırakalım.dinlenip sütünün büyük bir bölümünü çeken güllacımızı toz antep fıstık,ceviz ve böğürtlenle süsleyip,soğuk olarak servis edelim...

GÜLLAÇ



AFİYET,ŞEKER OLSUN.....