31 Aralık 2011 Cumartesi

ÇİN PİLAVI VE YENİ YIL (2012)

ÇİN PİLAVI

Herkese günaydınnn..
  Bugün 2011'in son günü bir yıl daha bitti,yani bir yaş daha yaşlandık,en azından ben kendi adıma konuşursam artık her yeni yıl ve her yeni doğum günü kutlaması bana bunu anımsatıyor:))
yılbaşı kutlamak gibi bir geleneğim yoktur,hiç özel bir şey yapmam ama bu takipçilerimin yeni yılını kutlamama engel değil tabi.
nasıl ki hicri yılımızı kutladıysam tabi ki bunu da kutlamalıyım..
yeni yılın hepimize sağlık,mutluluk,huzur ve güzellikler getirmesi dileğiyle...

    Sırada 2011 'in son tarifi var ,yaz,kış yenebilecek ,hem salata hem pilav gibi tüketilebilecek çok yönlü bir yemek,mutlaka denemelisiniz..
2012'de görüşmek dileğiyle,zaten şunun şurasında 1 gün var demeyin herşey nasiptir:)

15 kişilik
MALZEMELER

2,5 su bardağı pilavlık pirinç
1/2 çay bardağı sıvı yağ
3,5 su bardağı su
tuz
GARNİTÜRÜ İÇİN:

2 adet ince kıyılmış salçalık kırmızı biber
1 adet irice havuç(küp küp doğranmış)
1 adet patates(küp küp doğranmış)
1 su bardağı bezelye(haşlanmış)
1/2 büyük demet yeşil soğan
1/2 demet maydanoz
10 adet doğranmış kornişon turşu
1 kutu mısır
dilerseniz dereotu
tuz
bolca pul biber
limon
nar ekşisi
tane karabiber
sıvı yağ

HAZIRLANIŞI
  Öncelikle tencereye yağımızı alıp ısıtalım ve yıkanmış pirinçleri ilave edip kavuralım.normal pilav yapar gibi.tuzunu da ekleyip biraz daha kavuralım ve suyunu ilave edip kaynamaya bırakalım.kaynayınca altını kısıp demlendirerek pişirelim.
pişince kapağını açıp karıştırarak soğutalım iyice soğuyunca ince kıyılmış maydanoz,dereotu ve yeşil soğanı ekleyelim.ardından küçük küçük doğranmış turşu,mısır,haşlanmış patates,bezelye ve havucu ekleyelim.sonra yine küçük küçük doğradığımız kırmızı biberimizi de ekleyip zeytinyağı,limon,nar ekşisi,tuz ve baharatları da kendi damak zevkimize göre ekleyip iyice harmanlayalım.tadına bakıp eğer sosunda bir eksiklik varsa tekrar ilave edelim.ben öyle yaptım,damak zevkime göre ayarladım.herkesin damak tadı farklı olduğu için ölçü vermiyorum.
ılık yada soğuk olarak servis edelim ve afiyetle yiyelim.
AFİYET OLSUN...
                                                 Twitter :    Reyhan Ksc
                                                 instagram :  reyhanksc
                                                 facebook:   anne eli gibi

29 Aralık 2011 Perşembe

ZEYTİNYAĞLI KARA LAHANA SARMASI (DOMATES SOSLU)

ZEYTİNYAĞLI KARA LAHANA SARMASI (DOMATES SOSLU)

   Herkese merhabalar.
Bugün yine yöresel bir lezzetle geldim.Karadeniz bölgesine ait nefis bir sarma çeşididir ki ,yememiş olanlar varsa da aramızda en azından duymuşlardır,yani herkesçe bilinen bir yemektir..
     Aslında kara lahana sarmasını ilk kez yaptım.belkide yapmadığım tek sarma çeşidiydi,genelde yaprak ,pazı ve beyaz lahana sararım,birde Karadenizli olacağım.aslında yapmamamın sebebi bizimkiler zaten bol bol yapıp yediriyorlar,sebebi bu olabilir.yoksa insan sevdiği bir lezzeti bu kadar mutfakta vakit geçirmesine rağmen neden yapmasın ki:)
     Ama tabi ben kendi usulümde yaptım.mesela bizimkiler şeker katmazlar ve tabi hakiki zeytinyağı yerine ayçiçek yada mısır özüyle yaparlar.ama benimki sanki daha bir güzel oldu .aman duymasınlar..:))
üzerine sos olarak da yalnız yağ ve su yerine domates rendeledim,daha bir güzel oldu..bunu canım anneannemden görmüştüm o yaprak sarmasına bile domates sosu yapar bende lahanayı öyle deneyeyim dedim,sonuç beni mutlu etti tabi ki..

MALZEMELER

1 büyük demet kara lahana(600-650 gr lık)
3 adet orta boy soğan
3/4 çay bardağı zeytinyağı
1 tatlı kaşığı toz şeker
2 su bardağına yakın pirinç
3 adet orta boy domates
1/2 su bardağı su
kuru nane
tane karabiber
dolma baharı
pul biber
tuz
tuzot
sosu için:
2 adet rendelenmiş domates
2-3 yemek kaşığı zeytinyağ
tuz
sıcak su
ZEYTİNYAĞLI KARA LAHANA SARMASI (DOMATES SOSLU)

HAZIRLANIŞI

öncelikle lahanalarımızı saplarını kesip iyice yıkayalım,diğer tarafta bir tencereye su koyup kaynatalım.kaynayan suya lahanaları atıp orta karar haşlayalım.ne çok haşlayalım nede diri kalsın.haşlanan lahanaları bir süzgece alıp suyunu süzülmeye bırakalım.başka bir tencerede iç harcını hazırlamak için yağı tencereye alalım ve yemeklik doğranmış soğanlarımızı da ekleyip kavuralım.şekerimizi ve rendelenmiş domatesleri de ekleyip kavurmaya devam edelim.pirinçleri ekleyip onları da kavuralım ve tuzla baharatları da ekleyip 1/2 su bardağı suyu da ekleyip suyunuz çekmeye bırakalım.suyunu çekince altını kapatıp ılımaya bırakalım.suyu süzülen lahanaları kalın damarlarını dikkatlice keserek sarmaya başlayalım.çok büyük olanları ikiye bölebilirsiniz.sarma işlemi bitince,tencereye dizmeden önce dibine birkaç lahana yaprağı serelim.sarmaları tencereye yerleştirelim,üzerine rendelediğimiz 2 adet domatesi eşit bir şekilde dökelim onun üzerine tuz,yağ ve sarmaların hizasına gelecek şekilde sıcak su dökelim ve ocağa alalım.tabi üzerine bir tabak koymayı unutmayalım ki sarmalar açılmasın.içi ve lahanalar pişene kadar ocakta tutalım.lahanaların ve içinin orta kararda pişmesine dikkat edelim.soğuk olarak servis edelim..
AFİYET OLSUN...

                                                 Twitter :    Reyhan Ksc
                                                 instagram :  reyhanksc
                                                 facebook:   anne eli gibi

27 Aralık 2011 Salı

YALANCI İŞKEMBE ÇORBASI

YALANCI İŞKEMBE ÇORBASI

Herkese merhabalar.
  Bu akşam çok güzel bir çorba tarifiyle geldim..
Hayatında hiç işkembe çorbası içmemiş ve büyük olasılıkla hiç içmeyecek olan biri için yalancı falan ama çok güzel bir tarif.helede benim gibi birine enfes oldu yani.tadına bakarken biraz zor oldu ama,e malum daha önce hiç işkembe çorbası içmedim ki:)
yalancıda olsa benzemesi lazım.bu hususta işkembe çorbasını çok seven eşim bana yardımcı oldu.suyu aynı işkembe çorbasının suyu gibi olmuş dedi. ee bana da bu lazımdı zaten olay suyunda bitiyor,suyu benzesin tavukları katınca da yalancı olduğu anlaşılsın.işin enteresan yanı oğlumda bu çorbayı bayıla bayıla içti:)içinde sirke ve sarımsak olduğu için yemez dedim ama aksine ikinci kaseyi istedi çok güldüm:)
   ayrıca bu çorba  soğuk algınlığı için birebir olur diye düşünüyorum,malum hem sarımsak hemde tavuk suyu kış hastalıklarında çok etkilidir,velhasıl sadede gelirsek denemediyseniz mutlaka bir deneyin,ve eğer denerseniz de şimdiden hem afiyet,şeker olsun hemde kolay gelsin size.
buyrun tarifime...

  Diğer çorba tariflerine BURADAN ulaşabilirsiniz.

MALZEMELER

1/2 tavuğun göğüs kısmı(tabi tercihe göre butta kullanabilirsiniz)
5 bardak tavuk suyu
3 su bardağı su(yada tamamınıda tavuk suyuyla yapabilirsiniz)
1 yemek kaşığı tereyağ
2 yemek kaşığı sıvıyağ
2 yemek kaşığı un
terbiye için :
1 su bardağı tavuk suyu
1 çay bardağı yoğurt
4 adet sarımsak
1-2 kaşık sirke(daha fazlada katabilirsiniz,yada serviste üzerine ilave edebilirsiniz)
tuz
tane karabiber
YALANCI İŞKEMBE ÇORBASI

HAZIRLANIŞI

  Öncelikle bol suda tavuğumuzu kemiklerinden ayırmadan haşlayalım,çünkü kemikli et bana göre her zaman daha bir lezzet verir suyuna.suyuna biraz tane karabiber,maydanoz yaprakları ,tuz,defne yaprağı atarsanız ve hatta havuç bile olabilir daha lezzetli olur ve tavuğun o ağır kokusunu da alır.haşlanan tavukları biraz ılıyınca didelim ve bir köşeye alalım.suyunu da süzüp onuda kenara alalım.
diğer tarafta tencereye yağlarımızı alıp ısıtalım ve unumuzu da ekleyip unun kokusu çıkana kadar kavuralım,tavuk suyunu ve suyu ekleyelim.ben tamamını tavuk suyuyla yapmadım birazda su kattım reçetede verdiğim gibi fakat siz tamamını tavuk suyuyla da yapabilirsiniz.tercihinize kalmış.terbiyedeki tavuk suyu hariç toplam 8 bardak yapıyor siz isterseniz 6 bardakla başlayın koyu olursa tekrar eklersiniz.çünkü herkesin çorba kıvamı farklı olabilir.unlu su karışımını kaynamaya bırakalım.kaynayınca didiklediğimiz tavukları da ekleyip ,terbiyesi için tüm malzemeyi iyice çırpıp kaynayan çorbadan kaşık kaşık ekleyerek terbiyeyi ılıtalım ve yavaşa yavaş,karıştırarak çorbaya ilave edelim.tekrar kaymaya bırakıp,kaynadığında tuzunu ve tane karabiberini ekleyip ocağın altını kapatalım.

  Ben üzerine pulbiberle yağ yaktım,öyle servis ettim,sizde dilerseniz bu şekilde servis edebilirsiniz.

AFİYET OLSUN....

                                                     Twitter :    Reyhan Ksc
                                                     instagram :  reyhanksc
                                                     facebook:   anne eli gibi

26 Aralık 2011 Pazartesi

MAYALI ,MAHLEPLİ POĞAÇA




Herkese merhabalar.
   Artık kış iyice yüzünü göstermeye başladı,aslında geç bile kalmıştı .
kış çocuğu olduğumdan mıdır ,evde olduğumdan mıdır nedir çok severim ben kışı.evdeyim derken ev hanımı olduğumdan dedim,yoksa sık sık dışarıda işlerim olur ve bazen kar kış demeden çıkıp işlerimi hallederim .ama mecbur değilsem de çıkmayabilirim,yani he gün işe yada okula gitmek zorunda olanlar gibi rutin bir mecburiyetim yoktur,anlatmak istediğim tamda budur:)
neyse efendim gelelim asıl konuya;
    haftanın ilk tarifi,oğluşumun doğumgününde de yaptığım çok beğeni toplayan,hem mayalı hemde mis gibi mahlep kokan nefis bir poğaça..
mutlaka denemelisiniz.
biraz değişik bir yapılışı var ama tadı enfesti.o kadar çok beğenildi ki,bu nedenlede bloğumda yerini almaya mahkum oldu:),
geçelim tarife..

MALZEMELER

2,5 bardağı un
1 adet yumurta
1/2 tatlı kaşığı tuz
1 yemek kaşığı şeker
1/3 yaşmaya yada 1 tatlı kaşığı dolusu kuru maya
1/4 tatlı kaşığı mahlep
150 gr yumuşak margarin
1/4 su bardağı soğuk su (mutlaka soğuk olmalı)
üzerine:
1 yumurta sarısı
1 fiske şeker
içine:
beyaz peynir

HAZIRLANIŞI

  Unu,tuzu,mahlebi bir kaba alalım,yaş mayayı küçük küçük doğrayıp üzerine ilave edelim.suyu,yağı ve yumurtayı da ekleyip, yaklaşık 10 dakika kadar yoğuralım.ilk başta ele yapışan bir hamur olacak ama yoğurdukça kendini toplayacak ve kulak memesinden biraz daha sert bir hamur olacak.1 saat kadar ılık bir ortamda mayalandıralım ve mayalanan hamuru iyice unlanmış bir tezgaha alıp 2-3 dakika daha yoğurup 12 eşit parçaya bölelim.parçaları düzgün bir şekilde yuvarlak yapıp,elimizin ayasıyla hafifçe yassılaştıralım.iç harcını da yerleştirdikten sonra,hamuru ikiye katlayıp elimizin yan tarafıyla 1 cm içeriden kapatalım.yağlanmış fırın tepsiye alıp 30 dakika daha mayalandıralım.Üzerine şekerle çırpılmış yumurta sarısını da sürüp,önceden ısıtılmış 180 dereceli fırına verelim.altı üstü kızarana kadar pişirelim.
AFİYET OLSUN...
                                                     Twitter :    Reyhan Ksc
                                                     instagram :  reyhanksc
                                                     facebook:   anne eli gibi

23 Aralık 2011 Cuma

BİBER SOSLU BARBUNYA

BİBER SOSLU BARBUNYA

Herkese merhabalar.
bugün lafı hiççç uzatmadan derhal konumuza geliyorum:)
     uzun zamandır severek yaptığım ve yediğim bir salatadır.közlenmiş biber,barbunya ve mısır birleşirde kötü olurmu zaten?bence olmaz,hem besleyici hemde çok lezzetli.denemenizi tavsiye ediyorum.alternatif bir salata.
tarifimi ''70.porselen demlik çay saati etkinliği''nin ev sahibesi ülkü'ye gönderiyorum..

MALZEMELER

1,5 su bardağı kadar haşlanmış barbunya
1 su bardağı haşlanmış mısır
5-6 sap yeşil soğan
3-4 sap maydanoz
biber sosu için:
5 adet közlenmiş kırmızı biber
4 yemek kaşığı sıvıyağ
1 küçük limonun suyu

HAZIRLANIŞI

  Haşlanmış barbunya,mısır,incecik kıyılmış maydanoz ve yeşil soğanı derin bir kaba alalım.diğer taraftan közlenmiş biberleri doğrayıp rondoya alalım,üzerine sıvı yağ ve limonu da ekleyip,iyice parçalayalım.limon ve yağı dilerseniz kendi damak zevkinize göre azaltabilir yada çoğaltabilirsiniz.daha fazla ekleyecekseniz bu aşamada değil salatayı hazırladıktan sonra ilave edin derim.yani önce bir tadına bakın.sosu hazırladıktan sonra barbunyalı karışımın üzerine dökelim,tuzunu ayarlayıp dilerseniz biraz karabiber ve pul biberde ekleyebilirsiniz,keyfinize kalmış.iyice harmanlayıp,servis tabağına alalım.
AFİYET OLSUN...
                                                 Twitter :    Reyhan Ksc
                                                 instagram :  reyhanksc
                                                 facebook:   anne eli gibi

22 Aralık 2011 Perşembe

BABAGANNUŞ

BABAGANNUŞ

Herkese merhabalar.
yağmurlu, kapalı bir İstanbul havasında kararmış içimle geldim sizlere..
artık gündüz bile güzel fotoğraf çekmek pek zorlaştı ,zaten hava çabuk kararıyor ancak sabahtan yapacaksın ki gün ışığını yakalayıp fotoğraf çekeceksin,o da her zaman mümkün olmuyor malesef..
el mahkum kış çıkana kadar idare edeceğiz yapacak birşey yok sanırım..
neyse efendim sıradaki tarifim ''mardin,hatay,mersin''hattında daha sık yapılan yöresel bir lezzet.
ben her zaman çok severek yaparım ve severekte yeriz,eminim çoğunuzda yapmışsınızdır,birde benim tarifim aklınızın bir köşesinde bulunsun,buyrun efendim tarifime..

 Tarifimi yöresel lezzetler etkinliği için sevgili safiyece arkadaşıma gönderiyorum ve kolay gelsin demek istiyorum.

MALZEMELER

4 adet orta boy patlıcan
2 yemek kaşığı yoğurt
2 diş sarımsak
1,5 tatlı kaşığı tahin
1 yemek kaşığı zeytinyağı
1/2 limonun suyu
tane karabiber
tuz
pul biber
bir çimdik kimyon
üzerine:
1 yemek kaşığı sıvıyağ
1 çay kaşığı pul biber

HAZIRLANIŞI

öncelikle patlıcanlarımızı közleyip kabuklarını soyalım.küçük küçük doğrayıp,çatalla ezelim.üzerine tahin,rendelenmiş sarımsak,yoğurt,limon suyu,zeytinyağı,tuz ve baharatlarıda ekleyip iyice karıştıralım ve servis edeceğimiz tabağa alalım.üzerine sıvıyağda yaktığımız pul biberini döküp soğuk yada ılık olarak servis edelim.
AFİYET OLSUN...
                                                 Twitter :    Reyhan Ksc
                                                 instagram :  reyhanksc
                                                 facebook:   anne eli gibi

21 Aralık 2011 Çarşamba

Barbunyalı Kara Lahana Çorbası

KARA LAHANA ÇORBASI
Karadeniz'in meşhur kara lahana çorbasını bilmeyen yoktur sanırım,siz sever misiniz bilmiyorum ama ben bayılırım.Nefis,yöresel lezzettir,her zaman anneciğimin elinden yerdim,hala da yaptıkça getirir sağ olsun. 
Onun elinden yemek ayrı bir keyif benim için ama hep hazır olmaz,artık sık olmasa da kendim yapıyorum.Eğer sizlerde Kara lahana çorbasını seviyorsanız tarifimi mutlaka deneyin derim

19 Aralık 2011 Pazartesi

BADEMLİ KEŞKÜL

BADEMLİ KEŞKÜL

tüm misafirlerime hayırlı ve güzel bir akşam dilerim...
hastalıktı,hafta sonuydu ve mimlerdi derken günlerdir yayınlayamadım..
ve aslında bugünde o kadar yoğunu ki sadece giriş bölümünü yazacağım postumu yazarken bile zorlanıyorum,ama başaracağım benim elimden kurtulamaz bu post::

sıradaki tarifim geleneksel bir lezzet, keşkül'ü-fukara ,ama bademli..
 badem çok farklı bir aroma katıyor.denemediyseniz tavsiye edebileceğim bir lezzet.
buyrunuz tarifimize..

MALZEMELER
 
4,5 su bardağı süt
1 su bardağı toz şeker
4 adet yumurta sarısı
1 adet vanilya
1/3 su bardağı mısır nişastası
1/2 su bardağı kabuğu soyulmuş, kavrulmuş ve çekilmiş badem

süslemek için:
badem
hindistan cevizi

HAZIRLANIŞI

öncelikle sütü ve şekeri kaynatalım.diğer tarftan nişastayı biraz suyla ezip,yumurta sarılarını ve vanilyayıda ekleyip İyice çırpalım.kaynayan süt ve şeker karışımına hazırladığımız yumurtalı karışımı azar azar ekleyelim bir tarftanda çırpalım.yalnız çok incecik bir şekilde akıtalım ki yumurtalar birden pişmesin.
muhallebi kıvamına gelinceye kadar sürekli karıştırarak pişrelim. 2-3 dakika sonra kabuğu soyulmuş,kavrulmuş,tuzsuz bademlerimizi rondodan geçirip, muhallebiye ilave edelim,biraz daha pişirip ocaktan alalım.kuplara yada kaseler bölüştürüp,üzerini badem ve hindistan ceviziyle süsledikten sonra ılımaya bırakalım.ılıdıktan sonra buzdolabına kaldıralım.
soğuk olarak servis edelim..

NOT: bademlerin kabuklarını kolay soymak için bir süre ılık suda bekletebilirsiniz.

AFİYET,ŞEKER OLSUN....

18 Aralık 2011 Pazar

BİRİKMİŞ MİMLERİM VE ÖDÜLÜM




ilk mimi sevgili şirince tatlar'dan aldım fakat bir türlü yayınlayamamıştım,kusura bakmayacağını biliyorum ve mimin konusuna geçiyorum.hayatımızda etkisi olan 3 şarkıyı sormuş arkadaşım..

ilki ,kıraç'tan taş duvarlar adlı parça,eşimle nikahımızda çalan müzikti,çok sevdiğim için kendim seçmiştim..



ikincisi gülben ergen'den lay lay lalay ,yağız'ımla ikimizin şarkısı,.''gerçek bir prens dizlerimde uyuyor''

yıldız tibe'den çabuk olalaım aşkım şarkısıda eşimle ikimizin şarkılarından biriydi.tabi o zaman henüz eşim değildi..
biz sadece bizim şarkımız zannederken bir baktık birçok çiftin şarkısıymış,ondan sonra bana biraz banal gelsede bir süre daha dinlemiştik.ama bir daha bizim şarkımız demedim o günden sonra..

bende sevgili
pasta köşesi
baharatın kızı
pembe kekik

arkadaşlarıma gönderiyorum mimi,almak isterlerse sevinirim,onun dışında, isteyen tüm arkadaşlarımda mimime cevap verebilir..


evettt geçelim diğer mime sevgili baharatın kızı ve pasta köşesi arkadaşım,hayatımdaki 7 gerçeği sormuşlar..

1..hayatımdaki ilk gerçeğim tabiki allah'a olan sonsuz inancım..

2..canımdan çok sevdiğim 4,5 yıldır hayatımı şenlendiren kuzucuğum..

3..tabiki bloğum ve mutfağım..

4..sevgili eşim..

5..karakter olarak gerçekleri söylemek gerekirse,çok kırılganımdır,belli etmem ama çabuk kırılırım..

6..birçok konuda son derece inatçı ve  sabırlıyımdır,ama istersem..

7..birde son derece ketumumdur ve acaip sır tutarım,bana yakın olan herkes bilir,birde herşeyi içime atatrım bu pekde iyi değil..


          bu arada sevgili emine kaya beni çok yönlü blogger ödülüne layık görmüş ve hayatımdaki 7          gerçeği sormuş,onu zaten yukarıda yanıtlamıştım..
bu güzel ödülü hakediyormuyum bilmiyorum ama seve seve kabul ediyorum.
bu güzel ödüle beni layık gördüğü için arkadaşıma çok teşekkür ediyorum ve sevgilerimi gönderiyorum..

kimleri mimleyeceğime ve ödül göndereceğime gelince;
sevgili feray , mutfak doktoru , hayat cafe ve şehrinaz ,mandalin çıkmazı ve çeşnici handan , şirince tatlar'apasta köşesi, baharatın kızı , pembe kekik gönderiyorum.
aslında benim için ödüle layık daha bir sürü arkadaşım var ama malesefki sadece 10 kişiye gönderebiliyoruz..

15 Aralık 2011 Perşembe

LİMONLU YOĞURT TATLISI

LİMONLU YOĞURT TATLISI

Herkese merhabalar.
   Nasıl bir salgın varsa bu aralar birçok insan grip ve boğaz enfeksiyonlarından muzdarip,tıpkı ben gibi..
bu kadar yoğun bir  şekilde koşturunca insan ne nasıl hasta olduğunu nede nasıl iyileştiğini bilmiyor.
 ben genelde ayakta geçiririm hastalıklarımı ,doktora gitmem,mümkün olduğunca ilaçta kullanmam,fakat bunların hepsini uygulayanlardan da fazla sürmez hastalığım.
eşim bu konuda bana çok kızsa da,ben en ufak hastalıkta doktora gidip avuç avuç ilaç kullanmaya karşıyım,gereksiz görürüm ,belkide eşimin ve annemin tabiriyle ihmalkar da olabilirim orası biraz meçhul:)
neyse efendim gelelim konumuza;
yoğurt tatlısını yapmayanınız var mıdır bilmiyorum,limon aromalısını denediniz mi hiç bilmiyorum:)
 mutlaka denemelisiniz.gerçekten enfes bir lezzet oldu.limon çok ayrı bir aroma verdi bu güzel tatlıya,denemeniz ve denerseniz beğenmeniz dileğiyle geçelim tarifimize...

MALZEMELER

5 kahve fincanı un
5 kahve fincanı toz şeker
5 adet yumurta
1 paket kabartma tozu
1 çorba kaşığı yoğurt
1/2 çay bardağı sıvı yağ
2 limonun kabuğunun rendesi
şerbet için:
4.5 su bardağı su
3 su bardağından biraz eksik toz şeker
1/2 limonun suyu

HAZIRLANIŞI

   Öncelikle şerbetini hazırlamak için tencereye suyu ve şekeri alıp kaynatalım.kaynadıktan sonra bir süre daha ocakta tutalım ve ocaktan almaya yakın içine limon suyunu da ekleyip birkaç dakika sonra altını kapatalım ve ılımaya bırakalım.
un,yumurta,toz şeker,kabartma tozu,yoğurt ve sıvı yağı derin bir kapta iyice çırpalım.iyice çırptıktan sonra limon kabuğu rendesini de ekleyip karıştıralım.hafifçe yağladığımız tepsiye dökelim.150-160 derecede üstü kızarana kadar pişirelim.yalnız içini de kürdan testiyle kontrol edelim çiğ kalmasın.
fırından alır almaz ılık şerbeti üzerine dökelim.üzerini başka tepsiyle kapatıp şerbetini çekmeye bırakalım.şerbetini çektikten sonra hindistan ceviziyle süsleyip servis edelim.

AFİYET OLSUN....

13 Aralık 2011 Salı

EKŞİLİ SULU KÖFTE


EKŞİLİ SULU KÖFTE
 Herkese iyi akşamlar...
  Malum kış mevsimindeyiz artık,her ne kadar gündüzleri hava istanbul'da güzel olsada akşam olunca soğuk hissettiriyor kendini,e o zaman ne yapıyoruz bol bol çorba yapıp, tüketiyoruz.
her ne kadar ben her mevsim çorba tüketen bir insan olsam da bu herkes için geçerli değildir sanırım.
Çoğunluk kışın tüketir,neyse gelelim konumuza..

  Bizim evde en sevilen çorbalardan birine geldi sıra.uzun zamandır paylaşmak istiyordum ama bir türlü kısmet olmamıştı.Her gün yapsam her gün yenir herhalde.Helede oğlum,bugün resmen bayram yaptı.
Pişmesini zor bekledi,bir de üstüne oğlum çok kaynar azıcık ılısın dedim kıyamet koptu.Üfleye üfleye nefesi kesilecekti:)
Şimdi vereceğim tarifle rahat 8 kişilik çorba çıkar fakat bizim evde 3 kişi ilk akşamdan öğüttük bile.Sadece bir kase kaldı.onuda artık yarın oğluşum yer bitirir zaten.
  Neyse efendim buyrun tarifime...

Not:  bu arada ikinci aşuremi yaptım yeni fotoğraflar çekince aşure yayınıma ekledim,bakmak isterseniz tıklayın

EKŞİLİ SULU KÖFTE
  Diğer çorba tariflerime BURADAN ulaşabilirsiniz.

MALZEMELER

8-9 su bardağı su
3 adet orta boy patates
1 adet iri boy havuç
1 yemek kaşığı tereyağ(ben üzerine nane yaktığım için bu kadar kattım,siz kendinize göre ayarlayabilirsiniz)
köftesi için:
200 gr kıyma2 yemek kaşığı tepeleme kırık pirinç
1 adet küçük kuru soğan
kimyon
pulbiber
tane karabiber
tuz
sebzeli çeşni
(baharatların ölçüsünü yazmıyorum damak zevkinize göre ayarlarsınız diye)
köfteleri bulamak için 1 yemek kaşığı tepeleme un
terbiyesi için:
3 yemek kaşığı yoğurt
1 adet yumurta
1/2 limonun suyu

tuz
tane karabiber
çeşni
üzerine:
biraz sıvıyağnane

EKŞİLİ SULU KÖFTE
HAZIRLANIŞI

   Öncelikle tereyağını eritelim, üzerine suyunu ekledikten sonra kaynamaya bırakalım.Diğer taraftan patatesleri ve havuçları küp küp doğrayıp kaynayan suya önce havucu,5 dakika kadar sonrada patatesi ekleyip pişmeye bırakalım.Köfteleri hazırlamak için, kıymayı,rendelenmiş soğanı ve yıkanmış kırık pirinci bir kaseye alalım,üzerine tuz ve baharatları da ekleyip iyice yoğuralım.misket kadar parçalar koparıp yuvarlayalım ve una bulayalım,fazla unu sallayarak dökelim.Pişen havuç ve patateslere köfteleri de ekleyip.5 dakika kadar da onunla pişirelim.
 Köfte pişerken terbiye için yoğurt,yumurta, limon suyunu iyice çırpıp,çorbadan kaşık kaşık alıp terbiyeyi ılıtalım ki kesilmesin,yavaş yavaş çorbaya ekleyip iyice karıştıralım.yaklaşık 10 dakika kadar daha pişirdikten sonra,en son tuz,tane karabiber ve çeşniyi de ekleyip ocağın altını kapatalım.Çorbayı kaselere alıp üzerine kızdırdığımız naneyle süsleyip sıcak olarak servis edelim.Yalnız naneleri fazla yakmayalım ki yeşil rengini çok fazla kaybetmesin.

AFİYET OLSUN...

                                                     Twitter :    Reyhan Ksc
                                                     instagram :  reyhanksc
                                                     facebook:   anne eli gibi

10 Aralık 2011 Cumartesi

PAZILI KİŞ

PAZILI KİŞ

Herkese merhabalar.
   sıradaki tarifim eşimin doğum günü masasında çoktan yerini almış,yenmiş,bitmiş leziz bir kiç tarifi.
hamurun tarifini nereden aldığımı hatırlamıyorum keşke hatırlasaydım da yazsaydım,çok uzun zaman oldu,bloğum bile yoktu ,ondandır nereden aldığımı önemsememişim,şimdi olsa kesinlikle not ederdim yada hafızamda tutardım nede olsa kaynak göstermek gerek ,emeğe saygı...
ama üst malzemesi tamamen bana ait,yakışabilecek malzemeleri ekleyerek kendim birşeyler yapmaya çalıştım,çokta güzel oldu..
tarifimi sevgili özlem'in ev sahipliğini yaptığı''çay,kahve bahane'' etkinliğine gönderiyor,mutlaka tavsiye ederim diyorum ve tarifime geçiyorum...


MALZEMELER

hamuru için:
125 gr iyice yumuşamış margarin
1 yemek kaşığı yoğurt
1 adet yumurta
1 su bardağı un
1 paket kabartma tozu
tuz

pazılı harç için:
250 gr haşlanmış pazı
1 adet sarımsak
1 adet iri kuru soğan
4-5 yemek kaşığı sıvıyağ
tuz
tane karabiber
pul biber

üzerine:
1 su bardağı rendelenmiş kaşar peyniri
1 adet yumurta
1 çay bardağı süt

HAZIRLANIŞI

hamurun yapılışı:

iyice yumuşamış margarin,yoğurt ve yumurtayı mikserle çırpalım.un ve kabartma tozunuda ekleyip pürüzsüz bir hamur elde edelim.eğer hamur çok cıvık kaldıysa biraz daha un ekleyebilirsiniz.fakat hamur hafif ele yapışan yumuşak bir hamur olmalı buna mutlaka dikkat edelim.hamuru yağladığımız yuvarlak bir fırın tepsisine yayalım.

    diğer taraftan pazılı harcı yapmak için yağı tavaya alıp ısıtalım,yemeklik doğranmış soğan ve sarımsakları ilave edip soteleyelim ve pazıyı da ekleyip biraz kavuralım.en son tuzunu ,baharatlarını da ekleyip karıştırıp ocaktan alalım ve ılımaya bırakalım.ılıyınca hamurumuzun üzerine eşit bir şekilde yayalım ve üst harcını hazırlayalım.rendelenmiş kaşar peyniri,süt ve yumurtayı iyice çırpıp pazıların üzerine eşit bir şekilde dökelim
ve 180 dereceli önceden ısıtılmış fırında altı ve üstü kızarana kadar pişirelim...

AFİYET,ŞEKER OLSUN...

8 Aralık 2011 Perşembe

FESLEĞENLİ ,BİBERLİ KURABİYE

FESLEĞENLİ ,BİBERLİ KURABİYE

Herkese merhabalar.
   Bir taraftan fincanda değişik bir kek denemesi yapıyorum bir yandan da postumu hazırlayayım dedim..
nede olsa iki saate kadar yağız gelir onunla uğraşayım derken, yazmak pek zor oluyor..
  Bu defa lafı çok uzatmak istemiyorum,gerçi genelde çokta uzatmam lafı ama çokta kısa kesmek istemem :)
malum çok uzun yazı boğar,bunaltır,hiç yazmayıp direk tarife geçmeyi de pek sevmem,en azından tariften biraz bahsetmek gerekir ve hatta blog sahibinin iç dünyasına da biraz değinmek gerek,benim fikrim tabi ki bu..Neyse kısa keseyim derken yine uzatacağım anlaşıldı :)

    Bu enfes kurabiyelerin tarifini sevgili müge 'den almıştım,alır almaz da yaptım,tadının güzelliğini tarif bile edemiyorum siz anlayın artık .Muhteşem ve  tatlı değil.malum tatlıdan pek hoşlanmam.Denemenizi şiddetle öneririm.
FESLEĞENLİ ,BİBERLİ KURABİYE
MALZEMELER

1/2 paket oda sıcaklığında margarin
1 çay bardağı yoğurt
1 çay bardağı sıvı yağ
1/2 çay bardağı sirke
1 tatlı kaşığı tepeleme pudra şekeri
1 çay kaşığı tuz
1 tatlı kaşığı silme kuru fesleğen
1 tatlı kaşığı tepeleme pul biber
1 adet kabartma tozu
aldığı kadar un(yaklaşık 4-5 bardak)
üzerine yumurta sarısı

HAZIRLANIŞI

  Öncelikle oda sıcaklığındaki margarin,sirke,sıvıyağ ve yoğurdu mikserle krema kıvamına gelene kadar çırpalım.Ardından 3 su bardağı un,pudra şekeri,kabartma tozu ve tuzu bir kaba eleyip,diğer malzemelere ilave edelim ve yoğurmaya başlayalım.Hamur iyice kendini toparlayana kadar azar azar un ilave edelim.hamur poğaça hamuru gibi esnek ama daha sert olacak.Hamur tezgaha serilip kesilecek kıvama gelince fesleğen ve pul biberi de ekleyip biraz daha yoğuralım. ve bir merdane yardımıyla yarım cm kalınlığında açıp keselim.Yumurta sarısını da sürüp yağlanmış fırın tepsisine dizelim.180 dereceli fırında altı,üstü kızarana kadar pişirelim.
AFİYET OLSUN....

2 Aralık 2011 Cuma

LİMONLU ,FINDIKLI KEK

LİMONLU ,FINDIKLI KEK



tüm takipçilerime hayırlı geceler ve şimdiden hayırlı cumalar diliyorum..
rabbim ettiğimz tüm duaları ve ibadetleri kabul etsin inşallah..
aslında bu postu atacak mecalim yok ama ,taslakta yarısı yazılmış bir şekilde beklediğinden çokda zor gelmedi,sadece giriş yazısını yazmak bana yetecekti:)

  çok zor bir gündü benim için malesef,hasta yağız'ımı iyileştireyim derken doğal olarak kendimi hasta ettim,boğazım şişmiş ve ben her zamanki gibi hastalığımı ayakta geçirmek zorundayım,bugün bütün gün dışarıda koşturdum durdum,sonra  oğlum  eve gelmeden yetişeyim diye maraton koşuşu yaptım ama malesef kıl payı kaçırdım sen birde telefonla arsınlar onuda duyma,az kalsın oğlumu okula geri götüreceklermiş:(

şimdide tavuk suyuna çorba yapıyorum belki iyi gelir diye,ne fenaki iyileşeyim diye hasta çorbamı bile kendim yapıyorum,:(

neyse efendim gelelim sadede:)
enfes bir kek tarifim daha var sizlere,ıslak kek misali harika bir lezzet.malzemesi biraz fazla olduğu için ben bir kısmını muffin olarak yaptım.sizde dilerseniz bu şekilde yapabilirsiniz.muklaka denemeniz ve tarif defterinize eklemeniz gereken bir tarif.buyrun efendim..


MALZEMELER

4 yumurta(oda sıcaklığında)
1,5 su bardağı toz şeker
2 adet limonun kabuğu ve suyu
1 su bardağı süt
1 su bardağı sıvı yağ
1 paket vanilya
1 paket kabartma tozu
2,5 su bardağı elenmiş un
fındık


LİMONLU FINDIKLI MUFFİN

HAZIRLANIŞI

yumurtaları ve şekeri köpürene kadar iyice çırpalım.ardından süt,sıvıyağ,vanilya,limon kabuğunun 3'te 2'sini yumurtalı karışıma ekleyip karıştıralım.en son kabartma tozu ve unu eleyip sıvı karışıma ekleyip iyice karıştıralım ve kıvamını aldıktan sonra 2 limonun suyunu ve fındığıda ekleyip tekrar karıştıralım.yağlanmış ve un serpilmiş kek kalıbına
dökelim.önceden az ısıtılmış fırında kapağını hiç açmadan 170 derecede pişirelim.

  aslında ben bu sefer soğuk fırında kapağını hiç açmadan pişirdim ama önceden ısıtılmış fırındada pişirebilirsiniz. fırının kapağını mümkün olduğunca açmayın
daha iyi kabaracaktır.pişip fırından aldıktan sonra ilk sıcaklığı çıkınca kalan limon rendelerinide üzerine serpip servis edelim..

NOT: ben bu arada bir kısmını muffin olarak yaptım.sizde bu şekilde deneyebilirsiniz...

AFİYET,ŞEKER OLSUN...