Bu Blogda Ara

20 Nisan 2012 Cuma

Mıhlama (Kuymak) Yapımı ve Püf Noktaları



Herkese merhabalar.

Sırada nefis herkesin farklı yaptığı isminin yöreye göre değiştiği ama aslen Karadeniz yemeği olan mıhlama var.Mıhlama yapmak çok kolay gibi görünse de aslında o kadar da kolay değildir,en azından iyi mıhlama yapmak,tutturmak biraz tecrübe işi sanırım.ilk mıhlama yapmak istediğimde netten biraz araştırmıştım,çünkü annemin yada bir başkasının elinden hiç yememiştim,o dönemde ilk denemem olacağı için ölçüler çok abuk gelmemişti çünkü ne yemiştim ne de yapmıştım.Ama yinede Allah Allah dedirtmişti,şimdi zamanla olması gerektiği gibi bir tarifi kendime kendime oluşturunca o tarifleri verenlere çok kızıyorum.1 su bardağı suya 1 su bardağı mısır unu olur mu hiç?
Kopyala yapıştır yada oradan buradan duyup yazarsan oluyor işte.Neyse o günler çok ziyan verdim sonrada bir daha mıhlama tarifi bakmadım.
Beni bu yazıyı yazmaya iten de bu oldu sanırım.


Yalnız şunu da unutmamak lazım ki birçok yörenin kendine has aynı yada farklı adla mıhlama tarifi var,kimisi, bizim gibi peynirini bol koyar,kimisi mısır ununu daha çok koyup çok az peynir koyuyor.Kimisi sütle kimisi de suyla yapıyor,biz en çok bu halini seviyoruz, yani bol peynirli .
Şimdi sizlere dilim döndüğünce deneyerek bulduğum püf noktalarını yazacağım,eğer sizlerinde önerileri varsa açığım, hemen o şekilde de dener yazıma eklerim zaten denedikçe yeni bir püf noktası bulursam yazıma ekleyeceğim.

Bu arada,Anne eli gibi'yi instagram'da takip etmek isterseniz Bu linkten ulaşabilirsiniz.


MIHLAMA YAPMANIN PÜF NOKTALARI

#En önemlisi malzemenizin kalitesi,tereyağı,peynir ve mısır ununun kalitesi oranında başarı sağlarsınız.
#Tereyağının piştikten sonra üzerine çıkmasını istiyorsanız (ki benim en büyük sorunum buydu ve kimse bununla ilgili yazmamıştı) tereyağı tavada eritip hemen mısır ununu eklemeyin,yağı yakmadan fokur fokur kaynatın ondan sonra ekleyin mısır ununu.
#peyniriniz mutlaka eriyen,kaliteli bir peynir olsun,Trabzon kolot peyniri ya da dil peyniri en iyi sonucu veriyor ama ben bazen kaşar peyniriyle bile yapıyorum yinede güzel oluyor.
#peynirini kattıktan sonra biraz eritip mutlaka kısık ateşte kendi haline bırakın,arada karıştırın dibi tutmasın ama çokta müdahale etmeyin.Eğer çok karıştırırsanız peynir içinde kaybolacaktır,dolayısı ile yerken uzayan o meşhur görüntü kaybolacaktır.
#En son mutlaka tereyağı üzerine çıkmış olmalı,yoksa pişmiş sayılmıyor maalesef ,buna dikkat edip ocaktan öyle alın.Ve daha bol tereyağlı olsun isterseniz,pişmeye yakın üzerine biraz daha tereyağı ilave edebilirsiniz.
#mutlaka sıcak tüketin yoksa ilk lezzeti bulamazsınız.
#içine katacağınız yarı yarıya süt daha lezzeti olmasını sağlayacaktır.
#Lezzetli olsun istiyorsanız tereyağından kaçmayın derim,ben biraz kaçtığım haliyle verdim ölçüyü ,sağlık açısından bir probleminiz yoksa biraz daha katabilirsiniz ama mutlaka köy tereyağı olsun derim.
#İlk yaptığınızda başarılı olamayabilirsiniz bunu da aklınızdan çıkarmayın,yukarıda da dediğim gibi kolay görünen ama biraz tecrübe el alışkanlığı isteyen bir yemektir.
#mısır ununu rengi dönene kadar  ama yakmadan iyice kavurun,hazır kavrulmuş mısır unlarından da kullanabilirsiniz o zaman daha çabuk kavruluyor.
#Tuz miktarını peynirin türüne göre ayarlamanızı tavsiye ederim,dil peyniri gibi tuzsuz bir peynir kullanırsanız bu ölçüye 1 çay kaşığı yeterli olacaktır,tuzlu peynir kullanırsanız tuz miktarını azaltmalısınız hatta hiç katmaya da bilirsiniz,tercih sizin.

Şimdilik benden bu kadar ,eklemem gereken bir madde olursa yazımı tekrar güncelleyeceğim,sizden de öneriler bekliyorum.
MIHLAMA (KUYMAK)

MALZEMELER
2 dolu dolu yemek kaşığı  tereyağı
(eğer sağlık sorununuz yoksa ,tereyağı seviyorsanız 1 kaşık daha katabilirsiniz daha lezzetli oluyor)
2 yemek kaşığı mısır unu
(ben kavrulmuş kullandım)
1 su bardağı su ve süt karışımı (200 ml)
1,5 -2 su bardağı kadar ince dilimlenmiş eriyen peynir  
(Trabzon kolot peyniri,çeçil peyniri,dil peyniri yada kaşar peyniri olabilir)
yarım çay kaşığı tuz
(dil peyniri gibi tuzsuz peynir kullanırsanız tuz miktarını biraz daha artırabilirsiniz)



HAZIRLANIŞI
Öncelikle tereyağı tavaya alıp kızdırın,yakmadan fokur fokur kaynamasını sağlayın.Yağ kızınca mısır ununu ekleyip rengi hafif dönene kadar kavurun.Ben kavrulmuş mısır unu kullandığım için çok fazla kavurmadım.
Ardından su ve süt karışımını,tuzunu ekleyip,karıştırıp kaynamaya bırakın.Kaynayınca içine peynirini atıp ocağın altını iyice kısın,bir iki karıştırıp, peynirin erimesini sağlayın.Tereyağı üzerine çıkana kadar kısık ateşte çok müdahale etmeden pişirin.
Tereyağı üzerine çıktıysa mıhlamanız hazır demektir.Bu aşamadan sonra dilerseniz üzerine 1 tatlı kaşığı tereyağını bir cezvede eritip üzerine dökebilirsiniz.
Sıcak olarak servis edin.
Afiyet olsun...

Anne eli gibi'yi instagram'da takip etmek isterseniz Bu linkten ulaşabilirsiniz.


Twitter :    Reyhan Ksc
instagram :  reyhanksc
      
facebook:   anne eli gibi
   

KUTLU DOĞUM HAFTASI




pencil Adı güzel, kendi güzel Muhammed
Canım kurban olsun senin yoluna,
Adı güzel, kendi güzel Muhammed,
Şefâat eyle bu kemter kuluna,
Adı güzel, kendi güzel Muhammed

Mü'min olanların çoktur cefâsı,
Ahirette olur zevk-u sefâsı,
On sekiz bin âlemin Mustafâ'sı,
Adı güzel, kendi güzel Muhammed

Yedi kat gökleri seyrân eyleyen,
Kûrsûn üstünde cevlân eyleyen.
Mi'râcda ümmetin Hak'dan dileyen,
Adı güzel, kendi güzel Muhammed

Ol çâriyâr anın gökler yâridir,
Anı seven günahlardan beridir,
On sekiz bin âlemin serveridir, 
Adı güzel, kendi güzel Muhammed

Aşık Yunus neyler iki cihânı sensiz,
Sen Hak Peygambersin şeksiz, gümânsız
Sana uymayanlar gider imânsız,
Adı güzel, kendi güzel Muhammed.

Kaynak:dersimiz.com

..............................

Herkese hayırlı ,bereketi bol bir cuma diliyorum.
  Hepimizin de bildiği gibi bu hafta sevgili peygamber efendimizin doğduğu hafta olarak kabul ediliyor yani; kutlu doğum haftası,hatta bugün son günü diyebiliriz.
  O kadar şanlı bir insanmışız ki ona ümmet eylemiş rabbim bizi ama biz bunu ne kadar iyi biliyor ve değerlendiriyoruz o kısmını pek bilemiyorum.
Rabbim, hepimizi efendimizin şefaatine nail eylesin inşallah.

   Bu hafta umarım hayırlarla geçmiş bereketli bir hafta olmuştur hepimiz adına ve tabi bundan sonraki haftalarında öyle olması dileğiyle.

SAĞLICAKLA KALIN...



19 Nisan 2012 Perşembe

EKMEĞİMİ SEVİYORUM ETKİNLİĞİ






Herkese soğuk bir bahar gününden selamlar olsun..
  Bu sene ben hangi aydayız hep karıştırdım durdum hatta geçen sene yazdan beri bu böyle,yaz zamanında gelmedi kış zamanında gelmedi ve yine yaz gelmek bilmiyor malesef,büyük olasılıkla da yine havalar birden ısınacak ve biz bu defa sıcaktan şikayet eder olacağız,insanız işte rabbim bizi böyle yaratmış.




Neyse efendim gelelim konumuza,sizlere çarşamba günki ekmeğimi seviyorum  yazımda da bahsetmiştim ,ekmek israfını önlemek adına eks mutfak akademisi ve şef eyüp bey önderliğinde çalışmalar başlattık diye.



İşe bayat ekmek hareketimize, bu etkinlikle başladık,show haberde bile yayınlandı etkinliğimiz.ilerleyen günlerde de bayat ekmekle yaptığımız yemeklerle yeni bir kitap projesi için kolları sıvıyoruz,hatta sıvadık bile^:^
 Ogün nefis yemekler yaptık biz bile inanamadık bayat ekmekden neler neler yapılabilirmiş.

    Üstteki  ''Atıştırmalık pizzalar'' bana ait ve hiç un kullanmadan tamamen bayat ekmekle yaptım.Tarif soranlar çok oldu,çünkü buradan önce facebook' ta ve tiwitter' da çoktan paylaştım bile,ama malesef tarifini şimdilik veremiyorum,çünkü bu tarifim kitapta yer alacak,ilerleyen zamanlarda raflarda yerini alacak inşallah,üstelik kazancın tamamı sosyal bir projede harcanacak.



O gün yalnızca ben değil, tüm arkadaşlarım birbirinden nefis yemekler yaptık bayat ekmeklerle,sonrada afiyetle yedik^:^


Kemal şef benim pizzalardan tadarken;
afiyet olsun şefim^:^
Bu konuda sizlerden de destek bekliyoruz arkadaşlar,israfı önlemek hepimizin vazifesi.

   İlerleyen günlerde projelerimizdeki gelişmelerden sizleri de haberdar edeceğim inşallah.Bundan sonrasını fotoğraflar anlatacaktır zaten.
















SAĞLICAKLA KALIN....

18 Nisan 2012 Çarşamba

PIRASALI,YEŞİL SOĞANLI PATATES PÜRESİ

PIRASALI,YEŞİL SOĞANLI PATATES PÜRESİ
Herkese merhabalar.
   Bu hafta hiç tarif yayına alamadım,etkinlikler duyurular derken pek fırsat bulamadım maalesef ,ki henüz bitmiş de değil, devam edeceğim ama araya bir tarif sıkıştırmak istedim.

   Şuan dışarıda feci bir fırtına var ,tam da dışarı çıkmak üzereydim ki malesef geri adım atmak zorunda kaldım,bende madem çıkamadım fırsat bulmuşken taaa doğum günü menümden kalma ,hala yayına alamadığım püremin tarifini yazayım dedim.o kadar zaman olmuş ki ben püreyi tekrar yapıp değiştirdim bile,extra malzemeler ekleyip yeniledim ama tekrar yaptığımda fotoğraf çekemediğim için o geceden kalma fotoğrafla yayınlamak zorundayım.
  Doğum günü masam ve menüdekileri görmek isterseniz    tıklayın...

   Mutlaka denemelisiniz farklı bir püre oldu beğeneceğinizi düşünüyorum ve tarifime geçiyorum.

MALZEMELER

6 adet orta boy haşlanmış patates
2 sap pırasa
4-5 dal taze soğan
1-2 tutam taze nane
2 yemek kaşığı sıvı yağ  (yeşillikleri sotelemek için)
1/2 su bardağı süt
2 yemek kaşığı kadar tereyağı
1/2 su bardağı kaşar peyniri rendesi
tuz
taze çekilmiş karabiber

HAZIRLANIŞI

Öncelikle tencereye 2 kaşık sıvı yağı alalım ve ısıtalım,ardından ince kıydığımız yeşil soğan ve pırasaları ekleyip kavuralım,en son tuzunu ve dilerseniz baharatlarını ekleyip ocaktan alıp, bir kenarda bekletelim.

  Ardından başka bir tencerede tereyağımızı eritip,ezdiğimiz haşlanmış patatesleri,kaşar peyniri rendesini ve sütü ekleyip kavurmaya başlayalım.Yalnız fazla kavurmuyoruz,sadece sütünü çektirip, kaşar peynirini eritiyoruz o kadar.En son tuzunu ve karabiberini de ekleyip ocaktan alalım.
  Daha evvel sotelediğimiz pırasa ve yeşil soğanın üçte ikisini ve elimizle kopardığımız taze nanelerimizi ekleyip karıştıralım.
     Kalan pırasa ve yeşil soğan sotesini de servis tabağına aldıktan sonra üzerine dökelim,sıcak yada ılık olarak servis edelim.
AFİYET OLSUN...
                                                     Twitter :    Reyhan Ksc
                                                     instagram :  reyhanksc
                                                     facebook:   anne eli gibi

EKMEĞİMİ SEVİYORUM







Bayat  ekmek israfına son

Bizler EKS Yemek Blogları platformu olarak ,ekmek israfına  dur diyoruz. Ülkemizde her sene 44 milyar ekmek üretiliyor ve bu ekmeklerin 4 milyarı ne yazık ki israf ediliyor.Ekmek israfının günlük maliyeti ise tam olarak 2.6 milyon lira.İstanbul Halk Ekmek A.Ş. Edirnekapı İşletme Müdürü Abdullah Arslan’ın TBMM sunduğu yazılı rapora göre; günlük üretilen 120 milyon ekmeğin 12 milyonu çöpe atılıyor.Yani her 10 ekmekten biri israf ediliyor.Ülkemizde her sene israf edilen ekmeklerle 60 tane hastane,180 tane okul inşa ettirebileceğimizi biliyor muydunuz?

İsraf Önlenebilir

Ekmek israfının önüne geçmek ve bu vesile ile milli servetimizin kaybolmasını engellemek, basta evlerde ev hanımları olmak üzere,okullar,hastaneler,yemekhanesi olan iş yerleri,askeri tesisler gibi  bütün toplumumuzun farklı kesimlerinin dikkat etmesi gereken bir konudur.Bu konuda halkımızı ve işletmeleri bilinçlendirme çalışmalarının kesintisiz sürdürülmesi gerekmektedir.


 EKS Yemek Blogları Platformu

EKS Yemek Blogları Platformu üyeleri olarak bizler;Şefimiz Eyüp Kemal Sevinç önderliğinde bu konunun takipçiliğini üstlendik.15/04/2012 Pazar günü bu konuyla ilgili baslattığımız çalışmalarımızın bir kısmını EKS Mutfak Akademisi’nde yaptığımız etkinliğimizle gerçekleştirdik.Bu etkinlikle , Show Tv Ana Haber Bülteni’ne haber olarak girişimimizi bütün Türkiye ile paylaştık.Her blog yazarı  kendine özel reçetelerini  uygulayarak bayat ekmeklerden;mantı,kek,içli köfte,pizza gibi yiyecekler yapılmasının mümkün olduğunu gösterdi. Ülkemizde bu konuda kamuoyunun dikkatini çekmek,bayatlayan ekmeklerin değerlendirilmesi konusunda halkımızı bilinçlendirmek ,bayat ekmek kullanarak geliştirdiğimiz reçetelerimizi paylaşmak,yeni cözüm yolları üretmek ve ekmek israfına yol açan olası sebeplere karşı toplumumuzu  uyarmak amacıyla yaptığımız çalışmalar çoğalarak devam edecek.

Ekmek israfının önüne geçerek milli servetimize katkıda bulunmak  için herkesin dikkatini bu konuya çekmek istiyoruz.Ekmek israfını önlemek için önce kendi evlerimizde basit önlemler alabilir ve ekmekleri israf etmek yerine;

  • İhtiyacımız dışında alınan,elimizde kalan ekmekleri ihtiyac sahipleri ile paylaşabiliriz
  • Onları farklı formatlara sokarak farklı menülerde değerlendirebiliriz
  • Hayvan dostlarımızın da dışarıda aç olduğunu bilerek onlarla paylaşabiliriz


Bizler çevremizi ekmek israfı konusunda duyarlı davranmaya davet ediyoruz…


16 Nisan 2012 Pazartesi

PİNHAN RESTORANT BULUŞMASI ve MSG (MONO SODYUM GLUTAMAT) HAKKINDA



Herkese mutlu ve sorunsuz bir hafta diliyorum..
  Sırada gecikmiş bir etkinlik postu var,bugün tarif yok ama birbirinden güzel kareler,öneriler ve sağlığımızla ilgili birkaç uyarı var benden sizlere,severek okuyacağınızı düşünüyorum.

  Dedim ya çok gecikmiş bir post bu,taslakta acil yayınlamam gereken yazılar vardı bu nedenledir gecikmesi.


Olsun geç olsun güzel olsun diyelim.geçen ay sevgili rukiye 'nin davetiyle pinhan restoran 'da blog yazarı arkadaşlarla güzel bir yemek yedik,çok keyifli bir gündü,eski arkadaşlarımla yeniden görüşebilmek,yeni arkadaşlarla tanışmak benim için en güzel tarafı sanırım.

  Birde yemek yediğiniz ortam çok önemli tabi ki,Pinhan restoran gerçekten benim için biçilmiş kaftan gibiydi,manzarasıyla ,nefis yemekleriyle,temiz ve kibar görevlileriyle harika bir ortam.


  Tüm yemekler bir yana benim için en önemlisi dönerdi,çünkü ben her yerde döner yiyemiyorum maalesef,gerek yaprak yaprak kesilişiyle gerekse lezzetiyle ve tabiki tamamen doğal ,katkısız oluşuyla benden tam puan aldı,bunu sizlere çok rahat söyleyebilirim.


Üstelik çocuklu ailelerde düşülmüş,gözetmen eşliğinde oyun odasında onlar oynarken siz rahat rahat yemeğinizi yiyebilirsiniz,kendimden  biliyorum çocukla yemek yemek çok zordur kendi yer sizi asla rahat bırakmaz,gönderin oyun odasına rahat rahat yiyin yemeğinizi^:^

  Ayrıca düğün ,nişan organizasyonlarınız için kocaman düğün salonları var.

Birde unutmadan benim en çok beğendiğim şeylerden biride ,hergün 14.30 ve 17.00 saatleri arasında açık büfe çay saati var,arkadaşlarınızı toplayıp gidebilirsiniz,hatta altın gününüzü bile orada yapabilirsiniz,benden söylemesi^:^


Zaten web sitesine girerseniz orada bütün ayrıntılar mevcut,yolunuz düşerse mutlaka uğrayın derim,aklınızda bulunmaya değer bir yer.
 Orada bulunan herkese çok teşekkür ederim bu güzel gün için...


                                                     MSG (MONO SODYUM GLUTAMAT)
  En son bir yandan kahvelerimizi yudumlarken bir yandan da sağlığımız açısından çok önemli bir konuya değindik ve sizlere ondan da bahsetmek isterim belkide hepimizi en çok bu kısmı ilgilendiriyor.
Çoğumuz duyduk zaten şimdide çin tuzu denen bir illet girdi hayatımıza diğer adıyla ,MSG (mono sodyum glutamat) bu madde çok ciddi sağlık sorunlarına yol açtığı gibi hemen hemen birçok firmanın kullandığı bir madde,çünkü beyine yediğimiz yemeğin çok lezzetli olduğu sinyallerini gönderiyor ve bağımlılık yapıyor,bundan dolayı birçok firma bu tuzu çılgın gibi kullanıyor ve bizlere tükettiriyor.

 Bu nedenle herkesin biliçlenmesi adına Pinhan restoran'ın öncülüğünde açılan katkısız beslenme hareketi adlı bir blog var,lütfen sevgili blog yazarı arkadaşlarım önce kendiniz bu siteye bir göz atın,sonra da aktarabildiğiniz kadar aldığınız bilgilerden okuyucularınıza aktarın ,çünkü burada bizim görevimiz sadece tarif vermek yada onun gibi yazılar yazmak değil,diğer bir misyonumuz da okuyucumuzu bilinçlendirmek olmalı diye düşünüyorum.

SAĞLICAKLA KALIN..

14 Nisan 2012 Cumartesi

BUĞDAYLI PIRASA ÇORBASI ve FİKRİ MÜHİMLE KAOS FİLMİ


Herkese mutlu bir hafta sonu diliyorum arkadaşlar...

  Güne yine yağmurla başladık ,maalesef hava yine kapalı ama herşey yolunda çok şükür.
Umarım sizin içinde herşey yolundadır.

Ve tabi ki ben haftanın son çorba tarifiyle karşınızdayım ,çorba haftasını  bu tarifle bitiriyorum,aslında daha tarif var ama yayınlar mıyım bilmiyorum,yayınlasam da sanırım diğer tariflerin arasına serpiştiririm.
 Sıradaki tarifim içinde, mutlaka denemelisiniz  diye klişe bir cümle kuracağım sizlere , ama tabiki laf olsun diye değil,ben mutlaka denemelisiniz dersem bunu tamamen samimi olarak söylerim,olmadık bir tarifi asla sizlere övmem,bilen bilir zaten,riske girmem ,lafım beni bilmeyenlere (;

    Neyse efendim pırasa mevsimi geçmeden bir deneyin derim,birde aşağıda Kaos filmiyle ilgili bir yazım var okumak isterseniz gözünüzden kaçmasın.
Ama her zaman ki gibi önce tarif,hadi buyurun.


MALZEMELER

4 sap pırasa
3 yemek kaşığı sıvıyağı
1 yemek kaşığı tereyağı
1 silme yemek kaşığı domates salçası
1 tatlı kaşığı biber salçası
1,5 su bardağı haşlanmış buğday
2-3 su bardağı et suyu
2 su bardağı su (en son gerekirse tekrar ilave edeceğiz)
1 silme yemek kaşığı un
1 kase su (unu çorbaya çalmak için)
tuz
tuzot
taze çekilmiş karabiber

üzerine:
tereyağ
pulbiber



HAZIRLANIŞI

   Öncelikle pırasalarımızı yıkayıp yarım santim eninde doğrayalım.Diğer taraftan yağları tencereye alıp ısıtalım,salçaları da ilave edip biraz kavuralım ,ardından pırasaları ekleyip biraz daha kavuralım,buğdayı da ekleyip biraz daha kavurduktan sonra etsuyunu ve suyunu ekleyip kaynamaya bırakalım,kaynayınca altını kısıp pişmeye bırakalım.

  Diğer tarafta bir kase suya 1 yemek kaşığı unumuzu katıp iyice çırpalım ve pişen çorbamıza hızlıca ilave edip karıştıralım,tuzunu ve baharatlarını da ekleyip bir iki taşım daha kaynatalım ve ocağın altını kapatalım.

 Servis kaselerine alıp üzerine tereyağında yaktığmız pul biberi gezdirip,sıcak olarak servis edelim..
 

AFİYET OLSUN...
..................................................................




  Geçen hafta fikri mühim  'den gelen bir maille,KAOS filminin, Wings Cinecity Etiler’de yapılacak olan ön gösterimine davet edilmiştim,gitsem mi gitmesem mi diye biraz düşündükten sonra gitme kararı aldım.
    Önce güzel bir kahvaltı ve birkaç dostla güzel muhabbetten sonra filmi izledik.
 Daha evvel ki film yorumlarımda da söylediğim üzere ben profosyonel eleştirmen değilim ama az çok filmden ve oyunculuktan anlarım herkes gibi,ayrıca fikrimi sizlerle paylaşmak da beni ziyadesiyle mutlu ediyor.

DEVAMINI OKUMAK ÇİN >>>

SAĞLICAKLA KALIN...

                                                     Twitter :    Reyhan Ksc
                                                     instagram :  reyhanksc
                                                     facebook:   anne eli gibi

13 Nisan 2012 Cuma

MISIRLI,BOL BAHARATLI TARHANA ÇORBASI


MISIRLI,BOL BAHARATLI TARHANA ÇORBASI
Herkese merhabalar,hayırlı cumalar.
  Bugün postumu biraz aceleyle yazıyorum,hata olursa lütfen görmeyelim,kimselere çaktırmayalım (;
Çünkü ; tez tarafından yayınlayıp,oğlumu ve eşimi gönderip kendimi dışarılara atmak istiyorum ,bu hafta takip edenler bilirler kapalı havadan dolayı hem evden hemde bunalımdan çıkamamıştım,şöyle bir iki tur atıp azıcık elimi kolumu doldurursam kendime gelirim sanırım :)

  Çorba haftasına yeni nefis bir çorba tarifiyle devam etmek istiyorum.Tarhanayı sever misiniz?
Evet hemde çok severim dediğinizi duydum sanki:)
  Bende çok severim sık sık da yaparım ,arada geleneksel çorbaları değişik şekillerde pişirmek ,yeni tarifler uydurup denemek hoşuma gitmiştir hep,bu tarifte onlarda biridir,içinde bol mısır ve bol baharat düşünün nasıl güzel olmasın ki?
  Biz çok beğendik hatta bayıldık,size de tavsiye ediyorum,mutlaka denemelisiniz diyorum ve geçiyorum tarifime.
  Diğer çorba tariflerime BURADAN ulaşabilirsiniz.
MISIRLI,BOL BAHARATLI TARHANA ÇORBASI

MALZEMELER

1,5 çay bardağı köy tarhanası
3-4 su bardağı tavuk suyu (gerekirse en son ilave yapacağız)
1 adet küçük kuru soğan
1 yemek kaşığı tereyağı
2 yemek kaşığı sıvı yağı
1 çay bardağı mısır
tuz
tuzot
pul biber
taze çekilmiş karabiber
kuru nane
kuru kekik
kuru dereotu
kuru maydanoz

MISIRLI,BOL BAHARATLI TARHANA ÇORBASI
HAZIRLANIŞI

    Öncelikle tarhanamızı derin bir kasede 1 bardak kadar suyla ıslatalım,ardında tavuk suyumuzu teceremize alıp kaynatalım ve ıslattığımız tarhanayı içine karıştırarak ekleyelim,bu aşamadan sonra sürekli karıştırmalıyız ki tarhanamız topaklanmasın.
Ardından kabuğu soyulup hafif çizilmiş kuru soğanı bütün olarak mısırla birlikte ekleyelim ve karıştırarak kısık ateşte pişirelim.
Bu aşamada eğer kıvamı koyu gelirse biraz kaynar su ekleyebilirsiniz,soğuduktan sonra, ertesi güne de kalacaksa daha çok katılaşacağını unutmayalım lütfen.

  Ardından tereyağı ve sıvı yağı da bir cezvede kızdırıp çorbaya ekleyelim ,son olarak da tuzunu baharatlarını bolca ekleyip bir iki taşım daha kaynatıp ocağın altını kapatalım.
Ben üzerini bolca pul biber ve kekikle süsleyip servis ettim sizlere de tavsiye ederim.
 Süsledikten sonra sıcak olarak servis edelim...

AFİYET OLSUN...

                                                     Twitter :    Reyhan Ksc
                                                     instagram :  reyhanksc
                                                     facebook:   anne eli gibi

12 Nisan 2012 Perşembe

MISIRLI,BEZELYELİ BUĞDAY ÇORBASI

MISIRLI,BEZELYELİ BUĞDAY ÇORBASI

Herkese mutlu ve güneşli bir gün diliyorum...
  Bugün tekrar güneş yüzünü gösterdi ve umarım tekrar dönmesin yüzünü.Sanırım bundandır bugün daha iyiyim,kolumdaki derin yanık dışında,neyse ki o da geçmeye başladı.
  Bu defa lafı fazla uzatmadan asıl konuya geçiyorum.Takip edenler bilirler havanın soğukluğu ve taslaktaki çorba tariflerinin temizlenmesi adına bu haftayı blogumda çorba haftası ilan etmiştim,güneşi gördüm vazgeçtim sanmayın,tariflere devam :)
  Sırada bizim çok sevdiğimiz bir çorba tarifi var,hem sağlıklı hemde nefis bir çorba mutlaka denemelisiniz diyorum ve geçiyorum tarifime..

  Diğer çorba tariflerime BURADAN ulaşabilirsiniz.

MALZEMELER

2 çay bardağı bezelye
1/2 kutu mısır
1,5 -2 su bardağı haşlanmış buğday
4 su bardağı tavuk suyu
tuz
tuzot
taze çekilmiş karabiber
2 yemek kaşığı tereyağı

terbiyesi için:
5 yemek kaşığı yoğurt
1 yemek kaşığı un
1 su bardağı su
MISIRLI,BEZELYELİ BUĞDAY ÇORBASI
HAZIRLANIŞI

Öncelikle tereyağını tencereye alıp eritelim ve sırasıyla önce bezelyeyi ardından haşlanmış buğdayı en sonda mısırı atıp biraz kavurup tavuk suyunu üzerine döküp kaynamaya bırakalım,kaynayınca altını kısıp pişmeye bırakalım.
  Diğer taraftan terbiyesini hazırlamak için yoğurdu,unu ve suyu derince bir kaseye alıp iyice çırpalım,pütürlük kalmasın,pişen çorbadan kaşık kaşık alıp terbiyeye ekleyip bir taraftan da karıştıralım,yavaş yavaş çorbaya ekleyelim ki çorbamız kesilmesin.Tencerenin kapağını kapatmadan ve arada karıştırarak birkaç taşım daha kaynatıp,tuzunu ,baharatlarını da ekleyip ocağın altını kapatalım.

  Sonrada sıcacık olarak servis edelim..
AFİYET OLSUN...

                                                     Twitter :    Reyhan Ksc
                                                     instagram :  reyhanksc
                                                     facebook:   anne eli gibi

11 Nisan 2012 Çarşamba

LOKANTA USULÜ MERCİMEK ÇORBASI

LOKANTA USULÜ MERCİMEK ÇORBASI
Herkese merhabalar.
   Yine kapalı ve yağmurlu bir havayla devam ediyoruz haftaya,halbuki ben bu hafta içi bir Eminönü deliliği düşünüyordum,deliliği dedim çünkü ben Eminönü'ne gidince azıcık delirmiş gibi oluyorum ,ne alsam nereye doğru gitsem diye bir şaşkınlık hali yaşıyorum,sonuç mu?
   Nereye gideceğim  ve ne alacağım konusunda pekte zorlanmamış ama eli kolu poşetlerle dolu tıs tıs eve geri dönmeye çalışıyorum,kadın milleti işte :)
   Neyse bizim Eminönü işi bu hafta anlaşılan yattı ama soğuk hava bana bir karar aldırdı,bu haftayı kendi blogum adına çorba haftası ilan ediyorum,hem soğuk havada içimiz ısınıyor hemde taslaktaki çorbaların büyük bir kısmını temizlemiş oluyorum.
  Nasıl fikir ama ?
Siz beğendiniz mi bilmiyorum ama ben bu fikri çok beğendim doğrusu.
  Eveeet gelelim bugünkü tarifimize,sırada nefis mi nefis bir mercimek çorbası var.Lokantada hiç mercimek çorbası içtiniz mi bilmiyorum ama ben hiç içmedim,onu iyi biliyorum.
 Bu çorbayı tamamen hayal gücümü kullanarak ve anımsadığım birkaç bilgiyle yaptım.Gurme ise lokanta usulü mercimek çorbasını çok seven ve birçok kez tatmış olan eşimdi.
    Ona tattırıp fikrini alacağım ,eğer evet bu lokanta usulü olmuş derse yayınlayacaktım,sonuç ve cevap benim açımdan harikaydı,lokantadakilerden bile daha güzel olmuş dedi  :)
Bende tadını çok beğenmiştim aslında ama adına uygun muydu onu pek bilememiştim,evet efendim adına uygunmuş ,üstelikte daha güzelmiş,o halde bende size şiddetle tavsiye ederim,hadi buyrun tarifime..
Diğer çorba tariflerime BURADAN ulaşabilirsiniz.
LOKANTA USULÜ MERCİMEK ÇORBASI

MALZEMELER

1 su bardağı kırmızı mercimek
1 orta boy patates
1 orta boy kuru soğan
5-6 su bardağı kadar tavuk suyu
tuz
taze çekilmiş karabiber
pul biber
kuru nane
sosu için:
1 yemek kaşığı tereyağ
2 yemek kaşığı sıvı yağ
1 yemek kaşığı salça
1 çay bardağı su

HAZIRLANIŞI

  Öncelikle tencereye 5 bardak kaynar tavuk suyumuzu alalım,soğuk yada ılıksa kaynatalım ve içine iri iri doğranmış patates ve kuru soğanı atalım,ardından yıkanmış mercimeği de ekleyip yumuşayıp,pişmeye bırakalım.Bu arada kaynamadan önce üzerindeki köpükleri toplamayı unutmayalım.
  Tüm malzemeler yumuşayınca ister blendırdan geçirelim ister süzgeçten geçirelim ,bir şekilde ezelim.ardından tekrar ocağa alıp bir taşım daha kaynatıp tuzunu ,baharatlarını da ekleyip ocaktan alalım.

  Sosu içinde sos tenceresine yağları alıp eritelim,salçayı da ekleyip biraz kavuralım ve suyunu döküp bir taşım kaynatalım,eğer kıvamı size akışkan gelirse bir iki dakika daha ocakta tutun, koyu gelirse de o zamanda biraz daha su ilave edip kaynatıp ocaktan alalım.
  Eğer kıvamı koyu gelirse 1 bardak kadar daha kaynar tavuk suyu yada su ekleyip biraz daha kaynatabiliriz.

 Servis kasesine aldığımız çorbamızın üzerine, dilediğimiz kadar salçalı sos döküp sıcak olarak servis edelim.
AFİYET OLSUN...

                                                     Twitter :    Reyhan Ksc
                                                     instagram :  reyhanksc
                                                     facebook:   anne eli gibi

10 Nisan 2012 Salı

NOHUTLU KÖFTELİ ÇORBA ve SÜRPRİZ HEDİYEM

NOHUTLU KÖFTELİ ÇORBA
Herkese merhabalar.
   Yine yağmurlu ve kapalı bir hava var dışarıda,bende her nedense bir o kadar kapalıyım bu aralar :(
Tamda sevinmişken bahar geldi diye,belki bende bu kasvetten kurtulurum diye,hatta parfe tarifi bile vermişken sıcak havayı kutlamak için ,yine kapattık havayı.

    Aslında yağmurla ilgili bir sorunum yok, rahmet her zaman güzeldir,yalnız havanın bu kadar soğuk olması çok enteresan,sanki ocak ayındayız,neredeyse kar yağacak yani, o kadar soğuk.
  Neyse bir yerde iyi oldu aslında ,taslaktaki çorba tariflerini çıkarmış olacağım,malum soğuk havalarda, mis gibi bir çorbanın yerini hiçbir şey tutmaz.
  Gördüğünüz üzere oldukça karışığım yine,duygudan duyguya geçiş yaptım,artık giriş yazısını sonlandırıp tarife geçmenin vakti gelmiş demektir ^:^

  Evet asıl konumuz olan sıradaki  tarifim, işte tam da o üstte bahsettiğim kategoriye girecek kadar misss gibi bir çorba,mutlaka denemelisiniz diyorum ve geçiyorum tarifime..

  Diğer çorba tariflerine için BURADAN ulaşabilirsiniz.

MALZEMELER

1 kase haşlanmış nohut
1 yemek kaşığı tepeleme un
1 yemek kaşığı domates salçası
1/2 yemek kaşığı biber salçası
1/2 yemek kaşığı tereyağ
1/2 çay bardağına yakın sıvıyağ
4 su bardağı et suyu
4-5 su bardağı su
tuz
tane karabiber
pul biber
köftesi için:
200 gr kıyma
1 küçük soğanın rendesi
tuz
taze çekilmiş karabiber
pul biber
kimyon

köfteleri ,kızartmak için sıvı yağ
NOHUTLU KÖFTELİ ÇORBA

HAZIRLANIŞI

   Öncelikle köfteler için; kıyma,rendelenmiş soğan,tuz ve baharatları iyice yoğurup fındık kadar parçalar koparıp kızgın yağda kızartıp bir kenara alalım.
tencereye yağları alıp ısıtalım ve unu ilave edip kavuralım,unun kokusu çıkınca ,salçaları da ekleyip onuda güzelce kavurduktan sonra suyumuzu ve et suyumuzu ekleyip, iyice karıştıralım,kaynamaya bırakalım.

    Harcımız kaynadıktan sonra nohutlarımızı ekleyelim.Nohutların haşlanma durumuna göre pişme süresini ayarlayıp köfteleri de ekleyelim ve  pişmeye bırakalım.
Piştikten sonra tuz ve baharatlarını da ilave edip ocağın altını kapatalım.
  Sıcacık olarak servis edelim..

     NOT:    eğer çorbanız koyu kıvamlı olursa (malum herkesin çorba zevki farklıdır kimisi koyu sever kimiside benim gibi az koyu sever,biraz kaynar su ilave edebilirsiniz.bu nedenle 8 bardak suyla pişirmeye başlayın ayrıca ertesi gün, daha koyu kıvam aldığını göz önünde bulundurursanız iyi olur.

AFİYET OLSUN....
........................................................................


     Sırada sürpriz hediyem var ;

  Geçenlerde ,geçenlerde dediğime bakmayın siz, bayağı oldu ,beklemediğim bir yorum aldım,yorumda bloğunun 50. izleyicisi olduğum ve onun yaptığı hediye çekilişini kazandığım yazıyordu.Çok şaşırdım,çünkü ben çekiliş olduğunu bilmiyordum,zaten çekilişe kendi isteğimle katılsaydım kazanamazdım ,zira bu konularda pek kısmetli olduğum söylenemez:)  ve kaçıncı izleyici olduğuma bakmadan arkadaşımın bloğu dikkatimi çektiği için takibe almıştım,meğerse farkında olmadan sürpriz bir hediye kazanmışım^-^

     Hediye temamen sürprizdi çünkü o da belli değilmiş,Sevgili Gülgün'le bu konuda bir süre mailleştik,bana uygun bir hediye seçmek istediğini söyledi ve aynende öyle yapmış,hediyelerini çok beğendim canım,hepsini güle güle kullanacağım,hatta el kremini kullanmaya başladım bile:)

     Tekrar çok teşekkür ederim sana,tamamen sürpriz olan hediyelerini severek kullanacağım ve hep seni anacağım,arkadaşlığımızın hep sürmesi dileğiyle öpüyorum seni ve kuzucuğunu,sevgiyle kal...

  Sevgili Gülgün'ün bloğunu mutlaka ziyaret etmelisiniz,zevkle takip edeceğinizi düşünüyorum,tavsiye ederim.



SAĞLICAKLA KALIN...

                                                     Twitter :    Reyhan Ksc
                                                     instagram :  reyhanksc
                                                     facebook:   anne eli gibi

9 Nisan 2012 Pazartesi

ÇİLEKLİ PARFE



Herkese merhabalar.
   Havalar iyiden iyiye ısınmaya başladı artık,dondurma mevsimi de geldi de geçiyor bile.E o zaman parfe ve dondurma tarifleri vermenin de zamanı gelmiş demektir.
  Bende çok eski tariflerimden olan çilekli parfemin güncellenmiş fotoğraf ve tarifiyle birlikte sizlere sunmak istedim.
İnsan aynı tarifi denedikçe ya daha kötüye ulaşıyor yada daha iyi sonuçlar alıyor,bu parfede benim için öyle bir tarif,ilk olarak nereden aldım bilmiyorum ama o kadar şekerli olmuştu ki  içim bayılmıştı ^:^
    Zaten tarifi nereden aldığımı hatırlasam iyi bir sitem ederdim,birde işin en kötüsü bile bile lades dedim,şekerin fazla geleceğini tahmin ettim fakat, her aldığım tarifi ilkinde aynen uyguladığım için ,vardır bir hikmeti belki dedim yaptım,tabi sonra bir daha aynı hatayı yapmadım.Sizde aynı hataya düşmemek için ki malum herkesin damak tadı farklıdır,ben az şekerli seviyorum siz daha şekerli sevebilirsiniz,şekeri yavaş yavaş katıp bir çay kaşığıyla tadın,az gelirse ekleyin,yeterliyse artık şeker eklemeyin,birde mutlaka şeker eriyene kadar çırpın,bu çok önemli bir püf noktası.

    Bu arada unutmadan ŞEFTALİLİ PARFE'nin tarifine bakmak isterseniz TIK TIK 


MALZEMELER

1 büyük kase doğranmış çilek
2 su bardağı süt
1,5 poşet krem şanti
1 paket labne peyniri(200 gr)
1/4 su bardağı tozşeker
1 paket vanilya


HAZIRLANIŞI

    Öncelikle soğuk sütle krem şantiyi katılaşana kadar mikserle çırpalım.Ardından labne peynirini,şekeri ve vanilyayıda ekleyip şeker eriyene kadar mikserle çırpmaya devam edelim,bu nokta çok önemli şeker mutlaka içinde erimeli,sonra şekerinin tadına bakıp ihtiyaç duyarsanız biraz daha ekleyip ve yine şeker eriyene kadar çırpalım.
   En son doğranmış çilekleri de ekleyip kaşıkla iyice karıştıralım.Streç film veya kestiğimiz buzdolabı poşetiyle kapladığımız kalıba parfeyi dökelim ve mümkünse üzeri kapalı bir kalıp olsun yada üzerini güzelce streç filmle de sarabilirsiniz.Üzeri açık olursa buzlukta ki kokular parfeye bulaşıp kötü bir tat oluşturabilir.
Buzluğa kaldıralım.En az bir gece bekletelim.Tamamen donunca buzluktan çıkaralım ,servisten 5 dakika kadar önce çıkarmak uygundur, üzerini çilekle ve dilediğiniz başka bir malzemeyle,mesela fındık,fıstık badem olabilir, süsleyip soğuk olarak servis edelim.
   Yalnız kullanacağımız kadarını buzluktan çıkaralım ve çabucak tüketelim,çünkü tıpkı dondurma gibi çok çabuk eriyor.
AFİYET OLSUN...

7 Nisan 2012 Cumartesi

YOĞURTLU TAZE BAKLA ÇORBASI

YOĞURTLU TAZE BAKLA ÇORBASI
Herkese tekrar mutlu hafta sonları diliyorum...
  Hava  o kadar güzel ki insan evde oturup vakit geçirmeye kıyamıyor,çıkıp gezip tozmak istiyor ama maalesef birkaç saat daha evdeyim ,bende o arada postumu atayım dedim.

    Aslında dün gece bir post atmıştım,hatta bazı arkadaşlarım kontrol panelinde durduğu için görmüşler ama yayına ulaşamamışlar,onları aydınlatmak amacıyla yazayım dedim,elmalı turtamı yayına aldım sonra birkaç dakika içinde de geri çektim,çünkü fotoğrafı hiç içime sinmedi,aylardır zaten eski fotoğraflarımı yenilemek için yayın güncellerken o fotoğrafla yayın yapmak istemedim,çok mu feciydi ?
    Hayır,
 ama güzelde değildi.Bende bu nedenle taslakta bekleyen ve tam zamanı olan taze bakla mı yayına alayım dedim,bence iyide ettim,elmalı turtayı da tekrar yapıp yayınlamak en büyük arzum fakat zaman dar,elma hala raflardayken yapabilirsem yayınlayacağım inşallah,diyorum ve asıl konumuza geçiyorum.

   Zeytinyağlı bakla yemeğini hepimiz bilir ve bir çoğumuzda yaparız,bende genelde hatta daima baklanın zeytinyağlısını yapardım,bu defada çorbasını denemek istedim ve kolları sıvadım.sonuç gerçekten güzeldi,baklanın o güzel aroması yoğurtla birleşince ortaya harika bir çorba çıktı .
   Biz çok beğendik,denemediyseniz birde böyle deneyin derim,memnun kalacağınızı düşünüyorum.
Haydi tarife geçelim.

MALZEMELER

400 gr taze bakla
1 adet kuru soğan
3 yemek kaşığı sıvıyağ
1/2 yemek kaşığı tereyağ
1 çay kaşığı toz şeker
3 su bardağı et suyu
3-4 su bardağı su
tuz
dereotu(ben kurusunu kullandım)

terbiyesi için:
1,5- su bardağı yoğurt
1 adet yumurta
2,5 yemek kaşığı dolu dolu un
1 bardak kadarda su


HAZIRLANIŞI

    Öncelikle baklaları incecik kıyalım,mümkün olduğunca ince olmalı.Ardından tenceremize yağları alıp ısıtalım önce ince kıyılmış soğanları kavuralım,ardından  baklaları ekleyip onuda kavuralım.
   Tuzunu,et suyunu ve suyunu ekleyip kaynamaya bırakalım,kaynayınca altını kısıp pişmeye bırakalım.

   Baklalar yumuşayınca,iyice çırptığımız terbiyemize kaşık kaşık çorbadan alıp terbiyeyi ılıtalım ve yavaş yavaş çorbaya karıştırarak ekleyelim.tekrar kaynamaya bırakalım,birkaç taşım daha kaynayıp pişen çorbamızın altını kapatıp ocaktan alalım.içine dereotu ekleyip karıştıralım,ayrıca servis sırasında üzerine de biraz daha dereotu serpebilirsiniz.ben evde tazesi olmadığı için kurusunu kullandım.siz hangisini isterseniz onu kullanın,tercihinize kalmış,yeter ki kullanın (;
AFİYET OLSUN....

                                                     Twitter :    Reyhan Ksc
                                                     instagram :  reyhanksc
                                                     facebook:   anne eli gibi

6 Nisan 2012 Cuma

Beyaz Lahana Diblesi

BEYAZ LAHANA DİBLESİ

Taslak temizlemeye, harika bir lezzetle devam ediyoruz.Beyaz lahanayı böyle hiç denediniz mi bilmiyorum ama eğer denemediyseniz şiddetle öneriyorum.Hem sağlıklı hemde çok leziz,üstelikte pilav kategorisinde güzel bir alternatif.

4 Nisan 2012 Çarşamba

KARNABAHAR GRATEN (kıymalı)

KARNABAHAR GRATEN (kıymalı)

Herkese merhabalar.
  Sırada yine nefis bir karnabahar tarifim var sizlere,karnabaharın en çok bu halini seviyoruz biz,eğer denemediyseniz mutlaka tavsiye ederim nefis bir ara sıcak hatta benim için ana yemek bile sayılır.malesef kesilmiş halini fotoğraflayamadım,güzel bir poz alamadım,çünkü;Yağız bey izin vermedi,anne çok açım dedi,ana yüreği dayanır mı hiç?
  Dayanmadı tabi ,mutfakta çektiğim pozla idare ettim mecbur,üstüne birde akşam olunca ancak bu kadar oldu.Ben karnabaharıda diğer beşamelli gratenleride hem kıymalı hemde kıymasız yaparım her ikiside nefis oluyor ama kıymalı daha bir güzel oluyor.

Beşamel soslu brokoli tarifini daha evvel vermiştim tam olmasa da onunla oldukça benzer bir tariftir,deneyecek olanlara şimdiden kolay gelsin diyorum ve tarifime geçiyorum..

MALZEMELER

1 adet orta boy karnabahar
haşlamak için su
bir miktar süt yada limon suyu
tuz

2-3 yemek kaşığı sıvıyağı
1 yemek kaşığı domates salçası
250 gr kıyma
1 orta boy kuru soğan
tuz
taze çekilmiş karabiber
tuzot
pul biber
beşamel sos için:
2 yemek kaşığı un
2 yemek kaşığı tereyağı
2 su bardağı süt
tuz
taze çekilmiş karabiber
1/2 su bardağı kaşar peyniri rendesi
üzerine:
1-1,5 su bardağı kaşar peyniri rendesi


YAPILIŞ AŞAMALARI

HAZIRLANIŞI

Öncelikle karnabaharları yıkayıp çiçeklerini ayırıp sirkeli suya yatıralım ,biraz bekletip tekrar yıkayıp süzelim.
  ardından varsa buharlı pişiricide pişirelim ki en sağlıklısı ve lezzetlisi bu şekilde oluyor,yoksa bir tencereye yeteri kadar su koyup kaynatalım,içine biraz süt ekleyelim ve kaynayan suya karnabaharları atıp haşlayalım.

   Ardından teflon bir tavaya sıvıyağımızı alalım biraz ısınınca kıymamamızı ekleyip kavuralım,ardından yemeklik doğranmış kuru soğanı ekleyip biraz daha kavuralım ve en son salçamızı ekleyip bir iki çevirip tuzunu, baharatlarını ekip ,karıştırıp ocaktan alalım.

  Ardından beşamel sos için ayrı bir tavada tereyağını eritip kokusu çıkana kadar unu kavuralım ve sütü ekleyip hızlıca çırpalım,tortu kalırsa blendırdan geçirebiliriz.En son tuzunu,rendelenmiş kaşar peynirini ve karabiberini ekleyip onuda ocaktan alalım.

  Hafifçe yağladığımız fırın kabına önce haşlanmış karnabaharı,ardından kavurduğumuz kıymalı harcı eşit bir şekilde yayalım.Onunda üzerine eşit bir şekilde beşamel sosu yayıp 180 dereceli fırında pişirmeye bırakalım.
  Beşamel sos yer yer kızarmaya başlayınca pişmiş demektir,fırından alıp kaşar peyniri rendesinide serpiştirip tekrar fırına sürelim,kaşarlar eriyip hafif kızarınca fırından alıp ılık olarak servis edelim..

AFİYET OLSUN...
                                                     Twitter :    Reyhan Ksc
                                                     instagram :  reyhanksc
                                                     facebook:   anne eli gibi

3 Nisan 2012 Salı

SÜTLÜ ISPANAK ÇORBASI

ISPANAK ÇORBASI (SÜTLÜ)
Kısa bir aradan sonra herkese merhabalar.
  Öncelikle ,beni merak edip mail atan ,mesaj yollayan ve yorum yazan tüm arkadaşlarıma teşekkür ederim,merak edilmek,sevilmek güzel şey (:
  Verdiğim ara biraz mecburiydi aslında,önce yurt dışından gelen kardeşimle
bol vakit geçirmek için pek uğrayamadım,ardından da laptop'umun şarjı bozulunca bu süre daha da uzadı maalesef.Neyse efendim şimdilik buralardayım ve kaldığım yerden devam ediyorum.

   Sırada mevsimi bitmeden ,raflardan kalkmadan denemenizi önereceğim nefis bir çorba var,biz denedik çok beğendik,sizde denemek isterseniz buyrun tarifime...

Diğer çorba tariflerime BURADAN ulaşabilirsiniz.

MALZEMELER

1 yemek kaşığı un
1,5 yemek kaşığı tereyağı
400-500 gr ıspanak
1/2 çay bardağı pirinç
1,5 su bardağı süt
1 adet arpacık soğan
3 su bardağı et suyu
tuz
pul biber
taze çekilmiş karabiber
tuzot
ISPANAK ÇORBASI (SÜTLÜ)
HAZIRLANIŞI

Öncelikle tereyağını tencereye alıp ısıtalım,unu  da ekleyip kavuralım,ardından yıkadığımız pirinçleri ve arpacık soğanları da ekleyip biraz daha kavuralım,sonra et suyunu ekleyip kaynamaya bırakalım.
   Kaynayan et suyuna yıkanıp doğranmış ıspanağı da ekleyelim ve pişmeye bırakalım,ıspanaklar yumuşayınca çorbayı blendır yardımıyla iyice ezelim ve birkaç kaşık sıcak çorbadan koyup ılıttığımız sütü de ekleyip sürekli karıştırarak tekrar kaynatıp pişirelim,kıvamı koyu olursa biraz daha sıcak et suyu yada su ekleyebilirsiniz.En son tuz ve baharatlarını da ekleyip ,karıştırıp ocaktan alalım.

AFİYET OLSUN...

                                                     Twitter :    Reyhan Ksc
                                                     instagram :  reyhanksc
                                                     facebook:   anne eli gibi